Cameron Diaz'la Bad Teacher (Kötü Öğretmen)

California’nın bu güneş gibi sıcak kızını, 1994 yapımı ilk filmi ‘The Mask’ten bu yana, sevilen kız, terk edilen kız, parti kızı, TV muhabiri, Charlie’nin sarışın meleği gibi pek çok karaktere can verirken gördük. ‘Bad Teacher / Kötü Öğretmen’de ise filme adını veren, gerçekten de kötü, ağzı bozuk bir öğretmeni oynuyor. Jake Kasdan’ın yönettiği film, ‘Bad Santa’ gibi, 18 yaşından küçüklere uygun bulunmayan bir komedi. Cameron Diaz, antipatik, olgunlaşmaktan nasibini almamış değer yargıları çarpık bir öğretmeni oynamaktan çekinmemiş.
Oysa hep biliriz ki mankenlikten sinemaya geçen, eski ‘cheerleader’ Diaz, ışıl ışıl bir California kızıdır. 1972 yılında California’da, Long Beach’de doğan Cameron’ın, ikinci kuşaktan Kübalı-Amerikalı babası, bir petrol şirketinde çalışıyordu. Annesi de Alman, İngiliz ve Cherokee kanı taşıyordu. O ise, mekâna uyup Californialı özelliklerini benimsedi. Yeni yetme çağında kaçıp partilere gitmeyi severdi. Bu sevgisi mavi gözlü, sarışın Californialı’nın başını derde sokacağına, ona bir meslek kazandırdı. Portre fotoğrafçısı Jeff Dunas, onu bir partide keşfederek, seçkin model ajansı Elite ile anlaşmasını sağladı. 

Bol adaylık dönemi
Şansı bir kez daha yaver gitti. 1994’te ‘The Mask/Maske’de küçük bir rol kapma umuduyla okuma yapmaya gitmişti. Fiziğiyle cazibesinden etkilenen yapımcılar, ona başrolü verdi. Hemen oyunculuk dersleri almaya başlayan Diaz, kendisinin de, ‘Maske’nin de bu kadar başarılı olacağını belli ki tahmin etmemiş. “Annemle babam bu filmi nasıl görebilir?” diye sormuş. “Sinema salonlarında, Cameron,” demişler. “Sarışınım” diyor, “mazur görülebilirim.”
‘Mask’in gişedeki başarısına rağmen ondan sonra küçük bütçeli filmleri tercih etti. ‘The Last Supper’ (1995), Keanu Reeves’li ‘Feeling Minnesota’ (1996) ve Harvey Keitel’ın karısını oynadığı ‘Head Above Water’ (1996), onun mesleğini öğrenmesine yardımcı oldu. Kendini hazır hissedince de, ‘My Best Friend’s Wedding’de Julia Roberts’ın rakibesi oldu. Ben Stiller ve Matt Dillon’la oynadığı ‘There’s Something About Mary’ (1998) ise onun starlık düzeyine eriştiği filmdir. Hem Altın Küre’ye aday gösterildi, hem de dillere destan ilişkilerinin birincisini yaşadı. Matt Dillon’la beraberlikleri ihanet dedikodularıyla sona ermeden önce yaklaşık üç yıl sürdü. Sonra da ‘yeniden bir araya gelme’ dedikoduları alevlendi. Diaz dört yıl da, Justin Timberlake ile birlikte oldu. Hatta bir otelin dışında bir tabloid fotoğrafçısı ile bir olay yaşadılar. Us Weekly’de, fotoğrafçının elinden makinesini alırken resimleri çıktı. Fotoğrafçının pusu kurduğunu, kendilerini savunduklarını söylediler.
Farrelly Biraderler’in ‘There’s Something about Mary’siyle gelen Amerikan Komedi ödülü, New York Film Eleştirmenleri ödülü ve Altın Küre adaylığını, ‘Being John Malkovich’in ona getirdiği Altın Küre, BAFTA ve SAG adaylıkları izledi. ‘Vanilla Sky’ ve ‘Gangs of New York’ ile de Altın Küre adayı oldu. 

Büyük gişeli aksiyon
Diaz, tıpkı muhtelif eğlenceli dallarında aday olduğu MTV Sinema ödülleri gibi, yeniyetmelerin oylarıyla belirlenen Teenage Choice Awards’un da gözdelerinden. 1999’da ‘There’s Something about Mary’ ile aldığı, toplam dokuz kez aday olduğu ödüle, ‘Bad Teacher’ ile de layık bulundu.
Yeni milenyum ona büyük gişeli bir aksiyon filmi de getirdi. ‘Charlie’s Angels’ın sinema uyarlamasında Drew Barrymore ve Lucy Liu ile Charlie’nin üç meleğinden birini oynayan Diaz, melek filmlerinin ikincisi olan ‘Charlie’s Angels: Full Throttle’ ile de (2003), Julia Roberts ve Reese Witherspoon’la birlikte bir filmle 20 milyon dolar alan üçüncü kadın oyuncu oldu. ‘Shrek’in (2001) Prenses Fiona’sını 10 milyon dolara seslendirdi, üç devam filminde de prensesin sesi olmayı sürdürdü.
Modellikten dosdoğru sinemaya geçerken güzel fiziği ve sevimliliğinin yanısıra müthiş bir komedi zamanlamasına da sahip olduğunu kanıtlayan Cameron Diaz, bazı kadınların 40’ına merdiven dayasa da hâlâ seksi olabildiğini ve her rolde oynayabildiğini kanıtlıyor.

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

ILGILI KONULAR:

Bkz, , , ,

Yorum Yaz