Kimdir?

Katy Perry Michael Jackson’ın rekorunu kırdı

Çarşamba, Ağustos 31st, 2011 | Kimdir? with Yorum Yok »

Katy Perry, ‘Last Friday Night’ albümünden 5 şarkıyla ‘Billboard Hot 100’ listesine girmeyi başardı ve daha önce Michael Jackson’a ait olan bu rekoru kırmış oldu.

aty Perry, ‘Last Friday Night (T.G.I.F.) isimli albümüyle Michael Jackson’a ait 24 yıllık rekoru kırdı.

Perry, ‘Last Friday Night (T.G.I.F.)’ albümünden 5 şarkıyla ‘Billboard Hot 100’ listesine girmeyi başardı ve böylece daha önce Michael Jackson’ın 1987’de çıkardığı ‘Bad’ adlı albüme ait olan bu rekor kırılmış oldu.

Jackson ‘Bad’ şarkısıyla zirvede toplam 7 hafta kalmıştı.Yaklaşık 16 Haftadır zirvede kalmayı başaran Perry’nin ilk çıkış albümü ‘I Kissed Her’ ise 2008 yılında dinleyicilerle buluşmuştu.

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

2011 MTV Müzik ödülleri sahiplerini buldu

Çarşamba, Ağustos 31st, 2011 | Kimdir? with Yorum Yok »

MTV Video Müzik Ödülleri 2011, dün gece Los Angeles’ta düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

2011 MTV Müzik Ödülleri Nokia Theatre’da yapılan gece ile yine bol sürprizli anlara, muhteşem performanslara ve şıklık yarışına sahne oldu.

Gecede ödül alan isimler arasında olan Amerikalı şarkıcı Britney Spears, göz kamaştıran yıldızlar arasındaydı. Mutluluğu gözlerden kaçmayan Spears, sahne konuşmasında geceye birlikte geldiği erkek arkadaşı Jason Trawick’e teşekkür etmeyi ihmal etmedi. Spears, sahneye çıkarken de Trawick’i dudaklarından öptü.

‘ERKEK’ LADY GAGA, BRITNEY’NİN KALÇASINA DOKUNDU
Gecenin bir diğer ödül alan ismi Lady Gaga’ydı. Katıldığı her törende çılgınlıkları ile adından söz ettiren Lady Gaga, bu yıl da Britney Spears’e şaka yaptı. Törene erkek kılığında gelen Gaga, Spears’a ödülünü vermek için sahneye çıktığında genç şarkıcıya kur yaptı. Lady Gaga, bununla da yetinmeyip Britney’in kalçasına dokunarak salondakileri şaşkına çevirdi. Şarkıcı, geçtiğimiz yıl giydiği etten elbiseyle başta PETA olmak üzere pek çok kişinin tepkisini çekmişti. 2010′da 8 ödül alarak rekor kıran Lady Gaga, bu sene iki ödülde kaldı.

AMY WINEHOUSE GECESİ
Gecenin en unutulmaz anlarından biri de temmuz ayında hayatını kaybeden Amy Winehouse için ayrılan bölümdü. Russel Brand’ın sunuculuğunu yaptığı programda İngiliz şarkıcı, unutulmaz şarkıları ve Tony Bennett’le yaptığı son düetle anıldı.

Gecede ödüller şu şekilde dağıldı:
Yılın videosu: Katy Perry, Firework

En iyi çıkış yapan sanatçı: Tyler

En iyi pop müzik videosu: Britney Spears- Till the World Ends

En iyi rock müzik videosu: Foo Fighters- Walk

En iyi hip hop videosu: Nicki Minaj – Super Bass

En iyi kadın sanatçı videosu: Lady Gaga – Born this way

En iyi erkek sanatçı videosu: Justin Bieber- U Smile

En iyi düet: Katy Perry & Kanye West – E.T

En iyi mesaj veren video: Lady Gaga- Born this way

En iyi keorografi: Beyonce – Run the World (Girls)

Sinematografi dalında en iyi sanatçı: Adele -Rolling in the Deep

En iyi video çekimi: Adele -Rolling in the Deep

En iyi video yönetimi: Adele -Rolling in the Deep

En iyi özel efektler: Katy Perry & Kanye West – E.T

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Sümbül Ağa Kimdir – Selim Bayraktar Kimdir

Çarşamba, Nisan 27th, 2011 | Kimdir? with Yorum Yok »

Sümbül Ağa Kimdir – Selim Bayraktar Kimdir
Muhteşem Yüzyıl’ın Sümbül Ağası Selim Bayraktar Kimdir?Selim Bayraktar 1975 Kerkük doğumlu.Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü mezunu.Muhteşem Yüzyıl’ın ‘Sümbül Ağa’sı Selim Bayraktar’ın, kendisini 13 yaşında orduya seçen Saddam Hüseyin’in Cumhuriyet Muhafızı olmamak için kurşuna dizilmeyi göze alarak ailesiyle Türkiye’ye kaçtığı ortaya çıktı…
Bir petrol şirketinde çalışmak için Irak’a giden Köyceğizli bir baba ile Kerküklü Türkmen annenin oğlu olan Bayraktar, İran-lrak savaşının son günlerinde okuduğu okulu ziyaret eden Saddam Hüseyin tarafından asker olarak seçildi. Selim Bayraktar asker olmamak için Türkiye’ye kaçış öyküsünü şöyle anlattı:
“13 yaşındayken bir gün Saddam Hüseyin okulumuzu ziyaret etti. Yanıma gelip başımı okşadı ve ‘Senden iyi asker olur’ dedi. Asker olmam için ben de, ailem de büyük baskı gördük. Saddam, savaş sırasında bütün sınırları kapatıp kaçmaya kalkışanların kurşuna dizilmeleri emrini verdi. Kurşuna dizilmeyi göze alıp sürekli kıyafet değiştirerek at üstünde sınırı geçtik. Türkiye’ye kaçmayı başaramasaydık Irak Ordusu’nda asker olacaktım…”
Selim Bayraktar’ın rol aldığı başlıca yapımlar
Köprü:2007(Erdal)
Büyük Oyun(Kaçakçı Lider)2009
Bir Bulut Olsam(Mahmut Paşa):2009
Muhteşem Yüzyıl(Sümbül Ağa)2011

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Ölümünün 30. Yılında John Lennon

Çarşamba, Aralık 8th, 2010 | Kimdir?, Kültür Sanat with Yorum Yok »

O’nu sevenler, özleyenler şimdi sabırsızlıkla bekliyorlar.Yoko’nun elinde John’un hiç yayınlanmamış on tane şarkısının kayıtları duruyor.Yoko, bu şarkıları yayınlayacağını ama dünyanın sanat ortamının buna hazır olduğu zamanda bunu yapacağını açıkladı.

9 ekim 1940 yılında Liverpool’da başlayan hayatı, 8 aralık 1980 yılında Mark Chapman isimli ruhi dengesi bozuk birinin sıktığı 5 kurşun sonrası, 40 yaşında sona eriyordu.

1960′larda nasıl öleceğini tahmin ettiğini soran muhabire verdiği ” bir manyak tarafından haklanırım herhalde ” cevabı, gerçek olmuştu.

Tek tek her biri, dünyanın en iyisi değillerdi ama bu dört Liverpool’lu yoksul aile çocukları bir araya geldiklerinde eşsiz ve taklit edilemez bir grup oldular: BEATLES.

Ama John, diğerlerinden farklı idi. Bu dünya ile, sistemle, sistemin bütün değerleriyle-kurumlarıyla, her türden otorite ile ( Buna Beatles dönemindeki Paul’ün otoriter tutumu da dahil ) meydan savaşını ölene dek sürdürdü.

Daha çocuk yaşta babasının evi terk etmesi, annesinin de kendisini teyzesine bırakarak uçarı bir hayat sürmesi, 18 yaşına geldiğinde annesi ile ilişkileri tam da yeni yeni ısınırken, annesinin sarhoş bir polisin kullandığı arabayla ezilerek ölmesi, John’un huzursuz, huysuz, asi kişiliğinin oluşmasında çok etkili olmuştur mutlaka.

Daha ilk gençliğinde, rahibelerin üzerine çiş yapması, içerisine İsa heykelciği konulmuş kaynar su dolu torbayı sarkıtıp kilisede skandal yaratması, John için vakayi adiyeden idi.Hayatı boyunca dinden, dinsel ritüellerden, okuldan, öğretmen ve müdürlerden hiç haz etmedi.Savaştan, sınıf tahakkümünden gerçekten nefret etti.Sınıf mücadelesine, sınıflı topluma, egemen sınıf hegemonyasına tam karşıt cepheden tavır aldı.Şarkılar, kitaplar yazdı, besteler yaptı, karikatürler çizdi, eylemlere katıldı, Mao rozetiyle Newyork sokaklarında Vietnam savaşını protesto yürüyüşlerine katıldı, Kara panterleri açıktan destekledi, kişilik özelliği olan bonkörlüğünü muhalif hareketler ve eylemler için de kullandı.Cannes film festivalinde gördüğü yoğun ilgi sonrası randevu talep edenlerden, kendisini tek bir cümleyle ikna eden Erkin Koray’a” sen yarın sabah kahvaltıya gel ”diyerek OK dedi.(Yıllardır Erkin Koray’dan o gizemli cümleyi öğrenemedik )

Amerikan muhafazakarlığını, Nixon yönetimini, CİA ve FBI yöneticilerini hep rahatsız etti.

Sonunda da katledildi.60′ların muhteşem renkliliği ve dinamizmi sonrasında gelen 70′ler için, ” çok sıkıcı geçti, 80′leri biraz hareketlendirelim” dediği yıl öldürüldü.

Öldürüldüğünde John Lennon, müzik listelerinde tepeden yavaş yavaş aşağılara inerken, aynı listelerde yavaş yavaş tepeye çıkan bir isim 80′leri ve sonrasını haber veriyordu aslında: Michael Jackson.

30 yıldır hep IMAGINE şarkısıyla anıldı, oysa POWER TO THE PEOPLE, GİVE PEACE A CHANGE, WORKİNG CLASS HERO gibi doğrudan politik şarkıları, bilenlerce hep daha çok sevildi, dinlendi.

Ama son yıllarda John bu devrimci düşünceleri, eylemleri ve politik şarkılarıyla hatırlanmaya, tartışılmaya başlandı.Neo liberal rüzgara karşı, yoksulların, ezilenlerin, yok sayılanların bilediği hıncın ve öfkenin bu hatırlamada payı olsa gerek.Çünkü aynı hınç ve sınıf öfkesi, John’da da yüksek dozda mevcuttu.

60′ların ilk yarısında, ” Sürrealizmi tanıyıncaya kadar delirmekte olduğumu düşünmeye başlamıştım” diyen John, o yıllarda psychdelic yolculuklara çıkar; elmaslı göklerde dolaşır. Özellikle de 67 yazında cümbür cemaat asit, lsd..vs tripleri ile kafaların 49-50 gezildiği dönemlerin muhasebesini yapar.Ne dünyada ne de kendi iç aleminde bir şeyin değişmediğini fark eder.Yıllar sonra yeri geldiğinde ” o yollardan geçtik, ayık kafalı olmak en iyisi ” diyerek, çareyi uyuşturucunun sunduğu o sonsuz evrenin sanal ve aldatıcı olduğuna dikkat çeker.

67 yılı aslında devrimciler ve müzikte devrim yapanlar için kötü bir yıldır.Çünkü, 67 yılında unutulmaz cazcı John Coltrane ölmüş, Che Bolivya’da yakalanıp kurşuna dizilmiş, Beatles artık konser vermeme kararı almıştı.Büyülü 60′ların son perdesi 68 mayısında Paris’te Quarter latin’de açılıp, 69′da Woodstock hippi festivalinde kapanıyordu.O yıllarda, Beatles üyeleri ve yakın çevreleri Hindistan’da, Maharishi Mahesh’in çiftiliğinde meditasyon seanslarına katılırlar.Bir müddet sonra onun bir şarlatan olduğunu anlayarak, Maharishi’ye kamptan ayrılmak istediklerini söylemeye karar verirler.John ” zaten ne zaman pis bir iş olsa üçü birden hemen beni öne sürerlerdi ” dediği görüşmeyi yaparak kararlarını iletir ve İngiltere’ye dönerler.

Artık kozmik arayışlar John için bitmiştir.Bir arayış, sonucuna ulaşır: Devrim.

İdolü Elvis Presley de yerini Mao’ya, mücadele eden siyahlara, yoksullara ve ezilenlere bırakır.

70′lerde, içindeki öfke ve hıncı, Tarık Ali ve bir zamanlar Che ile de arkadaş olan Regis Debray ve başkalarıyla da tartışarak, sınıf temeline oturtur.Her düşünsel namusa sahip devrimcinin yaptığı gibi eylemlere katılır,yahut başlatıcısı olur.Artık şarkı sözlerinde ” Im the walrus”, ”Nowhere man ”, gibi soyut ifadeler, yerini, daha somut sözlere bırakır… ”dream is over, this is reality” diyerek.

John iç huzuru bulur, yaşamı dinginleşirken bir yandan da hiç olmadığı kadar politikleşir. Unutmamak gerekir: John Lennon bir şarkı sözü yazarı ve bir müzisyendir.Bazen okuyoruz, ulemadan bazı şahsiyetler, Lennon’da Lenin aradıkları için, ideolojik tutarsızlıklarından dem vururlar.Arayış içerisindeki bir sanatçıdır, Marksist kuramcı değil.Ama kendisini işçi sınıfının, ezilenlerin yanında görür.Bu konuda son derece samimidir, zaten aksi düşünülemez.Çünkü hayatı boyunca, açık, dürüst ve samimi olmuştur.Esen rüzgara göre dümen kırmak Lennon’un yetileri dışındadır.

O işi Mick Jagger – Keith Richards / Rolling Stones iyi yapar.

Kapitalist sistemin ideolojik aygıtları, her zaman hedefinde yer alır. Bireyi silikleştiren, yalnızlaştıran, bir edilgen tüketim toplumu öznesi haline getiren ideolojik ablukaya karşı, o çok sivri dilini en keskin ama en parlak şekilde kullanır.Beatles sonrası, söz ve beste yapmanın dışında, artık Beatles’ın stüdyodaki deha prodüktörü George Martin olmadığı için işin teknik boyutuyla da ilgilenir.Bas, yeni döneminde çok dikkat çekici bir hamle yapar.Bası kim mi çalar?Tüm zamanların en iyi albümü seçilen Revolverin de kapak tasarımını yapan kişidir, bu basçı.

Henüz ünlü olmadıkları çocuk yaşlardaki dönemlerinde Hamburg’a giderler. Yanlarında John’un kankası , çocukluk arkadaşı Stu vardır.Hiç yeteneği olmadığı halde John, Stu’yu da eline bir gitar verip gruba dahil etmiştir, mükemmeliyetçi Paul’ü çileden çıkarma bahasına.Beatles, Hamburg’da duyulur.Duyup konserlerine gelenler arasında, fotoğraf sanatçısı Astrid’de vardır.Çok etkilenir bu Liverpool’lulardan; poz poz resimlerini çeker.Sık görüşmeye başlarlar.Astrid’in yanında erkek arkadaşı Klaus Voorman’da vardır.Bu arada Stu ile Astrid birbirlerine aşık olurlar.Stu, gruptan ayrılır, Astrid’in stüdyo evine yerleşir ve dikkat çekici resimler yapmaya başlar.Grup, Stu olmadan Liverpool’a döner.Kısa bir süre sonra bir haber gelir ki John, bir balyoz daha yemiş gibi olur: Stu, beyin kanaması nedeniyle ölmüştür.Grup artık dağılmak üzeredir.Paul, artık sıkıldığını ve düzenli bir işinin olmasını istediğini belirterek bırakma kararında olduğunu söyler.John, grubun lideridir, lider olmanın ilk vasfını, doğru karar alma ve cesur olma edimini gösterir.” Ya hemen şimdi provaya gelirsin ya da ebediyen yollarımız ayrılır ”çıkışını yapar.Paul, yarım saat içinde tıpı tıpış gelir …. sonrası malum.Beatles dönemi başlar.!970′de o dönem kapanıp John, tek başına çalışmaya başlayınca, bas için Klaus Voorman’ı grubuna dahil eder.

Ölümüne yakın, artık eskidiklerine dair laf-ı güzaf edenlere karşı çok şık bir yanıt verir, Oldies but Goldies – eskidirler ama değerlidirler.

Son albümü Milk and Honey, henüz piyasaya çıkmadan evinin önünde vurularak öldürülür.

O’nu sevenler, özleyenler şimdi sabırsızlıkla bekliyorlar.Yoko’nun elinde John’un hiç yayınlanmamış on tane şarkısının kayıtları duruyor.Yoko, bu şarkıları yayınlayacağını ama dünyanın sanat ortamının buna hazır olduğu zamanda bunu yapacağını açıkladı.

Umulur ki daha fazla gecikmez.

Dünyanın ve sevenlerinin John’a çok ihtiyaçları var ve O’nu hiç unutmuyorlar.

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Ferhan Şensoy Kimdir, Ferhan Şensoy Biyografi,

Cuma, Kasım 19th, 2010 | Kimdir? with Yorum Yok »

Ferhan Şensoy Kimdir, Ferhan Şensoy Biyografi,
Ferhan Şensoy (d. 26 Şubat 1951, Samsun, Türkiye) Türk tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu, roman, deneme, günlük, tiyatro oyunu, televizyon dizisi ve sinema filmi senaryo yazarı, Ortaoyuncular tiyatro topluluğunun kurucusudur. Türkiye’de yapılmakta olan stand-up tarzının esin kaynağı olan tek kişilik oyunu Ferhangi Şeyler en tanınmış oyunudur. Kel Hasan Efendi’den günümüze gelen Ortaoyuncuları Kavuğu’nu Münir Özkul’dan devralmıştır.

Her oyundaki emeği geçenlere, zaman gözetmeksizin oyun gelirlerinden pay vererek mali olarak da Türk Tiyatrosu’nda kendine özgü bir yer edinmiştir.

Hayatı

1951′de Samsun’un Çarşamba ilçesinde doğan Ferhan Şensoy’un annesi Müjgan Şensoy ilkokul öğretmeni, babası Yusuf Cemil Şensoy ise tüccar ve o dönem Çarşamba Belediye Başkanıdır.

İlk öykü ve şiirleri Yeni Ufuklar ve Soyut dergilerinde 1969 yılında yayımlanan Şensoy’un, yazdığı skeçler de Devekuşu Kabare’de 1970 yılında oynanmaya başladı.

Galatasaray Lisesi’nde de bir süre okuyan Şensoy, 1970 yılında Çarşamba Lisesi’nden mezun oldu.

1971 yılında Grup Oyuncuları çatısında ilk profesyonel oyunculuk deneyimini yaşayan Şensoy, 1972-1975 yılları arasında Fransa ve Kanada’da tiyatro eğitimine ve çalışmalarına Jerome Savary, Andre-Louis Perinetti gibi isimlerle devam ederken Montreal’de Ce Fou De Gogol adlı oyunuyla 1975′te En İyi Yabancı Yazar ödülünü aldı. Yine Montreal’de Theatre De Quatre – Sous’da da, yönetmenliğini yaptığı, Harem Qui Rit isimli müzikalde oynadı. Aynı yıl Türkiye’ye döndü.

Türkiye’ye dönmesinin ardından, 1976’da Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’nda, yazarlığını da yaptığı Dur Konuşma Sus Söyleme adlı oyunda rol alan Şensoy, Türk Yazarları Tiyatrosu’nda da oyunculuk ve yönetmenlik yaptı.

Aynı sene ilk televizyon skeçlerini yazmaya başlayan Şensoy, Ali Poyrazoğlu’yla beraber rol aldığı bu skeçlerin birinde, bir garson rolüyle ilk kez televizyona çıktı.

Nisa Serezli – Tolga Aşkıner Tiyatrosu’nda oyunculuk yapan Şensoy yine 1976 senesi içinde, TRT’ye ve Devekuşu Kabare Tiyatrosu’nda çeşitli skeçler yazdı.

1977’de, ilk kitabı Kazancı Yokuşu’nun yayınlanmasının ardından, yönetmenliğini Temel Gürsu’nun yaptığı Kızını Dövmeyen Dizini Döver ile ilk kez bir film çalışması yapan Şensoy, 1978’de Mete İnselel ile Anyamanya Kumpanya Tiyatrosu’nu kurdu ve kendi eseri olan, İdi Amin Avantadan Lavanta oyununda rol aldı ve yönetmenlik yaptı.

1978′de, yazdığı Bizim Sınıf adlı televizyon dizisi ikinci bölümden sonra öğretmenlerin manevi şahsiyatını tezyif ettiği gerekçesiyle TRT’de yasaklandı. Daha sonra Bizim Sınıf, Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’nda sahnelenecekti. Oyuncu olarak katıldığı Evdekiler ve Giyim Kuşam Dünyası televizyon dizileri de yayından kaldırıldı. O sene, Anyamanya Kumpanya’dan ayrılan Şensoy, daha sonra Ayfer Feray Tiyatrosu’na geçti ve oyunculuğa burada devam etti.

1979′da, TRT’de, kendi yazdığı Sizin Dershane dizisinde oyunculuk yapan Şensoy, Ayfer Feray Tiyatrosu’nda da yine kendi yazıp yönettiği ve müziklerini yaptığı Hayrola Karyola oyununda rol aldı.

Stardust Gece Kulübü’nde, yazdığı Dedikodu Şov isimli bir kabare gösterisini, Adile Naşit, Perran Kutman, Pakize Suda, Sevda Karaca ve İstanbul Gelişim Orkestrası’yla sahneleyen Şensoy, aynı kulüpte, Arda Uskan’ın yazıp, Fuat Güner’in müziklerini yaptığı Kukla ve Kuklacı Kabare gösterilerinde rol aldı.

Ferhan Şensoy, 1980′de oyuncu Derya Baykal ile evlendi, 1989′da kızı Müjgan Ferhan, 1990′da Neriman Derya doğdu.

Ortaoyuncular adıyla, kendi tiyatrosunu kurdu. 14 Mart 1980′de Harbiye’de, Yapı Endüstri Merkezi Salonu’nda ilk kez perdelerini açan ve 50′yi aşkın oyunun oynandığı Ortaoyuncular’ın bünyesinde, Nöbetçi Tiyatro (Nöbetçi Oyuncular) adlı bir gençlik grubu kurarak, yeni tiyatro sanatçılarının yetiştirilmesine katkıda bulundu.

Şahları Da Vururlar oyununda yönetmen ve oyuncu olarak yer alan Şensoy’un, Fuat Güner’le birlikte müziklerini de yaptığı oyunu, Avni Dilligil Jüri Özel Ödülü ve Dergi-13’ün, En Başarılı Oyun Ödülü’ne layık görüldü. Kenter Tiyatrosu’nda dört haftalık gösteriden sonra, Ortaoyuncular, Şahları Da Vururlar’ı, 10 Kasım 1980′de taşındıkları Beyoğlu’ndaki Küçük Sahne’de sahnelemeye devam etti.

1981′de, Parasız Yaşamak Pahalı’yı yazan ve Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı oyununu yazan ve yöneten Şensoy, Fuat Güner ve Özkan Uğur’un müziklerini yaptığı oyunda, Zeliha Berksoy’la beraber rol aldı. Şahları Da Vururlar, oyunun gösterileri sürerken, Ortaoyuncular Yayınları’nın ilk kitabı olarak yayınlandı.

Şensoy, Küçük Sahne’nin 30.yılı dolayısıyla, Suzan Uztan ve Mücap Ofluoğlu’nu Ortaoyuncular’a konuk ederek, Aleksiev Arbuzov’un Eski Moda Komedya’sında oynadı. Ofluoğlu’nun sahneye koyduğu oyunun dekorunu yapan Şensoy’un oyundaki performansı kendisine, Tiyatro-81’in, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü getirdi.

1982′de, Afitap’ın Kocası İstanbul kitabının yayınlanmasının ardından, Nöbetçi Tiyatro (Nöbetçi Oyuncular)’da Friedrich Dürrenmatt’ın Büyük Romülüs oyununu, En Büyük Romülüs Başka Büyük Yok adıyla sahneye koydu. Ayrıca kendi eseri Kiralık Oyun’u yönetti, oyunun müziklerini yaptı ve rol aldı.

1983′te, Harbiye Orduevi’nde askere alınan Şensoy, Çorlu’nun Ulaş köyüne asker olarak gitti.

Bertolt Brecht’in, 7 şiirinden yola çıkarak yazdığı, Anna’nın Yedi Ana Günahı’nı yöneten Şensoy, Fırıncı Şükrü, Deli Vahap, Nuri ve Ötekiler oyununu yazdı ve yönetti.

1984′te, Nöbetçi Tiyatro’da, Afitap’ın Kocası İstanbul’u sahnelemesinin ardından, İstanbul’u Satıyorum oyununu yazan Şensoy, askerliği bitince Şahları Da Vururlar’la yeniden sahneye çıkmaya başladı. O sene kendi yazdığı Köşedönücü adlı televizyon dizisinde oynayan Şensoy, yeniden yazıp yönettiği ve müziklerini yaptığı, Hayrola Karyola oyununda sahneyi, Nurhan Damcıoğlu ile paylaştı.

1985′te, Aristofanes’ten Eşek Arıları’nı yeniden yazan Şensoy, oynadığı oyunu yönetirken, Köşedönücü filminin senaryosunu yazdı ve yönettiği filmde oynadı. Daha sonra, Nöbetçi Tiyatro’da bir Anton Çehov kurgusu olan, Çehov’lardan Bir Demet’i sahneye koydu.

1986 yılında yayınlanan Gündeste kitabının ardından, Karl Valentin’in skeçleri ve yaşamından yazdığı ve yönettiği, İçinden Tramvay Geçen Şarkı oyununda, sahneyi Hümeyra ve Grup Gündoğarken ile paylaştı. Aynı sene, yazdığı Şey Bey televizyon dizisinde de oynayan Şensoy, Parasız Yaşamak Pahalı adlı oyununu film senaryosu olarak yeniden yazdı ve yönetmenliğini yaptığı filmi çekti. Senaryosunu yazıp oynadığı, Bir Bilen filmini de yöneten Şensoy’un o sene, Ayna Merdiven adlı bir kitabı daha yayınlandı.

1986′da yazıp yönettiği Muzır Müzikal adlı müzikal, gerici kesimin tepkisi ile karşılaştı. 7 Şubat 1987 günü oyunun 77. gösterisinden sonra, sahnelendiği Şan Tiyatrosu şüpheli bir biçimde yandı. Grup Lokomotif, Derya Baykal, Bülent Kayabaş, Sevil Üstekin ve Tarık Papuçcuoğlu’nun sahne aldığı oyun yüzünden mahkemeye verilen Şensoy, 21 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Muzır Müzikal’in son bulmasının ardından tek kişilik bir gösteri olan Ferhangi Şeyler’de oynayan Şensoy, daha sonra Varsayalım İsmail adlı yazıp yönettiği televizyon dizisindeki performansıyla, Nokta’nın Doruktakiler ödülünün sahibi oldu.

1988′de, kendisine Ulvi Uraz Ödülü ve Sanat Kurumu Ödülü’nü getiren, İstanbul’u Satıyorum oyununu yeniden yazdı ve müziklerini yaptı. Münir Özkul ve Erol Günaydın’ın katılımıyla oynanan oyunun yönetimini de üstlendi.

İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda, Haldun Taner’in Keşanlı Ali Destanı’nı sahneye koyan Şensoy, o sene, Anca Visdey’in Don Juan ile Madonna oyununu Fransızca’dan çevirdi. Yönettiği oyunda, Derya Baykal’la sahneyi paylaşan Şensoy, daha sonra Baykal’la hayatını birleştirdi. Düşbükü kitabını yayınladı.

1988 yılında yazdığı Soyut Padişah oyununu yazan Şensoy, 1989’da yönetmenliğini yaptığı oyunda rol aldı. İstanbul’u Satıyorum ve Ferhangi Şeyler gösterileri sürerken Şensoy, Avni Dilligil Ödülü, İsmail Dümbüllü Ödülü, Nasrettin Hoca Mizah Ödülü, Kültür Bakanlığı Jüri Özel Ödülü, Heygirl Dergisi Yılın Oskarları gibi ödüllerin sahibi oldu.

1989′da yönetmenliğini Yavuz Özkan’ın yaptığı Büyük Yalnızlık filminde Sezen Aksu ile birlikte oynadı. Aynı yıl Kel Hasan Efendi’den günümüze gelen Ortaoyuncuları Kavuğu’nu Münir Özkul’dan devralan Şensoy, tarihi Ses Opereti’ni onardı ve Ses 1885 adıyla açtı. Sahnenin onarılmasının ardından Ortaoyuncular, Soyut Padişah’ı oynadıkları Küçük Sahne’den Ses 1885’e taşındılar.

1990′da, Pierre Henri Cami’nin yaşamı ve yapıtlarından yola çıkarak yazdığı Yorgun Matador’u yönetti.

1991 senesinde, Ünye’li amatör yazar Cihan Öksüz’ün skeçlerinden oluşturduğu, Aşkımızın Gemisi Fındık Kabuğu oyununda yönetmenlik ve oyunculuk yapan Şensoy’un İstanbul’u Satıyorum adlı eseri, Tomris Uyar tarafından İngilizce’ye çevrildi.

Aynı sene, Güle Güle Godot’yu ve Show TV için yaptığı, Varsayalım İsmail dizisini yeniden yazan Şensoy, yayınlanan Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı kitabı ile birkez daha Nokta Dergisi’nin Doruktakiler Ödülü’nü kazandı.

1992’de, İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love You kitabı yayınlanan ve yazdığı ve yönettiği, Fikret Kızılok’un müziğini yaptığı, Köhne Bizans Operası’nda oynadı. Ferhangi Şeyler, Sidney ve Melbourne’de sergilenirken, Güle Güle Godot gösterileri devam etmekteydi.

1993’te, yeniden yazdığı Parasız Yaşamak Pahalı oyununu sehneye koyan ve Alper Maral ile birlikte müziklerini yapan Şensoy, Şu Gogol Delisi adlı oyununu Türkçe olarak yeniden yazdı. Avni Dilligil En Özgün Oyun Ödülü alan oyun Derya Baykal’a, Avni Dilligil En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü getirirken, Canan Göknil’e de, Avni Dilligil En İyi Giysi Ödülü’nü getirdi.

Güle Güle Godot ve Denememeler aldı iki kitabı yayınlanan Şensoy’un, Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı oyunu amatör bir Türk tiyatro topluluğu tarafından New York’ta sergilendi.

Devam eden Ferhangi Şeyler gösterileriyle, Altın Objektif Ödülü’ne layık görülen Şensoy bu dönemde, atv’de Kaybet-Kazan isimli bir yarışma programının sunuculuğunu yaptı.

1994 senesinde, kiraladığı bir gemiyi yüzen tiyatroya dönüştüren ve İçinden Dalga Geçen Tiyatro adını verdiği bu geminin tiyatro salonunda, yazdığı ve müziklerini yaptığı, Seyircili Seyir Defteri adlı yönetmenliğini kendi yaptığı oyunda oynayan Şensoy, aynı geminin 2. katındaki barda, gece 24:00′den sonra, Kırkambar-Gece Tiyatrosu kabare gösterisini sergiledi. Perdesini Kuruçeşme’de açan, daha sonra demir alarak Fenerbahçe’ye giden bu yüzen tiyatro projesi, Ferhan Şensoy’a İsmail Dümbüllü Ödülü’nü getirdi.

Kanal D televizyonunda, Bağımsız Federe Ferhan Şensoy Televizyonu isimli haftalık bir program yapan Şensoy’un Güle Güle Godot adlı eseri, Paris’te amatör bir tiyatro topluluğu tarafından Fransızca’ya çevirerek, Adieu Godot ismiyle oynanırken, Hayrola Karyola oyunu da, Yugoslavya’da Prizren Kültürevi Türk Tiyatrosu’nda oynandı. Aynı sene Amsterdam’da bir Türk tiyatro topluluğu tarafından oynanan Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı ve Parasız Yaşamak Pahalı oyunları daha sonra da, Amsterdam Deneme Sahnesi Topluluğu tarafından sahneye kondu.

Haneler oyununu yeniden yazan ve Antalya Devlet Tiyatrosu’nda sahneleyen, daha sonra da, Anca Visdey’nin Femme-Sujet isimli oyununu, Fransızca’dan Türkçe’ye, Aptallara Güzel Gelen Televizyon Dizileri adıyla çeviren Şensoy, Altın Frekans Ödülü’nü kazandı.

1995 senesinde, Flash TV’de Akşam Traşı isimli canlı yayın bir söyleşi programına başlayan ve yazıp yönettiği Üç Kurşunluk Opera’da oynayan Şensoy, yazdığı ve müziklerini yaptığı, Felek Bir Gün Salakken adlı tek kişilik oyununun dünya prömiyerini Çarşamba’da yaparak, bir Anadolu turnesiyle oynamaya başladı. 82 kez Anadolu’da sergilenen ve 1.Uluslararası Maşusa Kültür ve Sanat Festivali’ne katılan oyun, 84. perdesini İstanbul’da açtı.

Kanal D için Boşgezen ve Kalfası isimli televizyon dizisini yazan Şensoy, yönettiği oyunu, o sene Kültür Bakanlığı’nın En İyi Topluluk Ödülü’nü alan Ortaoyuncular’la birlikte oynadı.

1996’da, Şensoy’un Ferhangi Şeyler adlı oyunu, Stuttgart, Duisburg, Bochum, Berlin, Wuppertal, Köln, Nürnberg, Münih, Frankfurt, Hamburg, Amsterdam ve Zürih’de sergilendi.

Kaplama Alanı Dışında isimli film senaryosunu yazan ve Oteller Kitabı adlı eseri yayınlanan Şensoy’un, yayınlanmamış kitabı, Gecedeste’den Numarasız Sayfalar, Öküz Dergisi’nde yayınlandı.

Daha sonra Cumhuriyet Gazetesi’nin haftalık mizah eki Dinozor’da yazmaya başlayan ve Güle Güle Godot oyunu Huroman Nevruzova’nın çevirisiyle Rusya’da yayınlanan tiyatrocunun 1989’de onardığı Ses 1885, statik sorunlardan ötürü kapandı. Bu ikinci onarım döneminde Ortaoyuncular, yurt içi, yurt dışı ve İstanbul’un değişik semtlerinde turnelere çıktılar.

1997’de, Aptallara Güzel Gelen Televizyon Dizileri’nin Londra’da iki kez sergilenmesinin ardından, Haldun Taner’in, düz yazı, öykü, skeç ve şarkılarından, Haldun Taner Kabare isimli bir oyun kurgulayan ve Derya Baykal’ın sahneye koyduğu oyunda rol alan Şensoy, o sene 11 Aralık’ta, kendisine En Başarılı İletişimciler Ödülü ve En İyi Deneme Yazarı Ödülleri’ni getiren Ferhangi Şeyler gösterisini 1266. kez sahneleyerek, onarımı tamamlanan Ses 1885’i yeniden açtı.

1998’de, Falınızda Rönesans Var adlı bir kitabı yayınlanan Şensoy, yazdığı Çok Tuhaf Soruşturma adlı oyunun sahneye koydu. Amsterdam ve Brüksel’de sergilenen Ferhangi Şeyler, Münih, Köln, Stuttgart, Essen, Frankfurt, en:Den Bosch, Sidney ve Melbourne’da sergilenen Felek Bir Gün Salakken de, 400. gösterisine ulaştı.

1999 senesinde, eşi Derya Baykal için, Şu An Mutfaktayım adlı tek kişilik kadın oyununu yazan Şensoy, Haziran 1999′da Ayın İletişimcisi Ödülü’nün sahibi olurken, Ferhangi Şeyler, Londra, Magosa, Washington, New York, Montreal ve Toronto’da sergilenerek 1350. gösterisine ulaştı. Cine 5 için yazıp yönettiği ve müziklerini yaptığı, Ferhan Şensoy T.V. isimli tek kişilik bir televizyon programı hazırlayan Şensoy, Oyun Atölyesi’nde Steven Berkoff’un, Dolu Düşün Boş Konuş isimli oyununu sahneye koydu ve oyunun sahne dekorlarını yaptı.

2000’de, Anton Çehov’un eseri Vişne Bahçesi’ni, çağdaş bir Karadeniz öyküsü şeklinde, Fişne Pahçesu – Çehov Lazdur Laz Kalacaktur adıyla kendi üslubuyla baştan yazan Şensoy, Ortaoyuncular’la sahneye koyduğu oyunun dekorunu da yaptı. O sene, Ferhangi Şeyler oyunu 1400. ve Felek Birgün Salakken oyunu 450. gösterilerine ulaşan Şensoy, Avni Dilligil En İyi Yönetmen Ödülü’nü aldı.

2001’de, Ortaoyuncular’la sahneye koyduğu ve kızları Müjgan Ferhan Şensoy ve Neriman Derya Şensoy’un profesyonel oyunculuğa ilk adımı attıkları, Sahibinden Satılık Birinci El Ortaoyunu’nu yazan ve yöneten Şensoy, oyunun dekorunu da kendisi tasarladı. Bu oyunla Avni Dilligil En İyi Yazar Ödülü’ne layık görülen Şensoy, Radio Contact’da Radyostrofobi adlı bir radyo programı yapmaya başladı.

Aynı sene, Terakki Vakfı Onur Ödülü’nün sahibi olan ve özgeçmişini yazdığı romanı, Kalemimin Sapını Gülle Donattım yayınlanan Şensoy, kendi yazdığı ve Ortaoyuncular’la sahneye koyduğu, Kökü Bitti Zıkkım Zulada oyunununun dekor ve kostüm tasarımlarını yaptı. Tek kişilik Ferhangi Şeyler oyunu Londra’da ikinci kez sergilenenerek 1447. gösterisine ulaşan ve Unima Geleneksel Türk Tiyatrosu’na Hizmet Ödülü’nü alan Şensoy’un, Güle Güle Godot oyununun bir bölümü Adieu Godot ismiyle, Nicole Gagnon’un çevirisiyle Fransa’da, De L’Adriatique a la Mer Noire isimli bir oyun antolojisinde yayınlandı. Soyut Padişah oyunu da, Konya Devlet Tiyatrosu’nda Nur Subaşı’nın rejisiyle sahnelendi.

2002’de, Ortaoyuncular’la sahneyi paylaştığı, Kahraman Osman isimli oyununu yazan Şensoy, Rum Memet isimli öykü kitabının yayınlandığı 2002 senesinin Kasım ayında, Biri Bizi Dikizliyor adlı oyunu yazdı. Ortaoyuncular’la beraber oynadığı oyunun dekor ve kostümünün tasarımını da yapan Şensoy, o sene Sanat Kurumu En İyi Yazar Ödülü ve Afife Jale – Muhsin Ertuğrul Ödülü’nün Sahibi oldu.

Şensoy’un, İngilizce Bilmeden Hepiniz I Love You adlı kitabı, Nicole Gagnon tarafından Fransızca’ya çevrilerek, Montreal’de Fransizca – Türkçe olarak, Bizim Anadolu Dergisi’nde, parçalar halinde yayınlandı. Ferhangi Şeyler, Amsterdam ve Rotterdam’da da sahnelenerek, 1495. gösterisine ulaşırken, Felek Bir Gün Salakken adlı eseri de, 496. gösterisine ulaştı.

2003’te, Beni Ben mi Delirttim isimli oyunu yazan Şensoy, bu oyunda sahneyi, Ortaoyuncular ekibinden Elif Durdu ve Ali Çatalbaş ile paylaştı. Kabaremajör adıyla bir kabare gösterisi yazan Şensoy, daha sonra yazdığı Dün Gece Ormanda Çok Komik Bi Şey Oldu adlı gösteriyi, Ortaoyuncular’la Maslak Park Orman’da, özgün bir ortamda sahneye koydu.

Kitaplık Dergisi’nde denemeler yazmaya başlayan Şensoy, Ferhantoloji adlı kitapta kendisine ait tüm eserlerinden seçtiği çeşitli parçaları topladı.

2004’te, Tayfun Güneyer’in Şans Kapıyı Kırınca adlı filminde rol alan oyuncu, Ortaoyuncular’la sahneye koyduğu, dekor ve kostümünü yaptığı ve oynadığı Uzun Donlu Kişot isimli bir oyun yazdı. Aynı sene, Derya Baykal’dan boşanan Şensoy, yönetmenliğini Mert Baykal’ın yaptığı, senaryosu kendine ait olan, Pardon isimli filmde oynadı. Türsak Onur Ödülü’nün sahibi olan Şensoy, Fevzi Tuna’nın yönettiği, Aktör Eskisi isimli televizyon filminde rol aldı. Viyana, Brüksel, Rotterdam, Arnem ve Almelo’dakiler dahil 1530 kez sahnelenen, Ferhangi Şeyler’in ve 506. kez sahnelenen Felek Birgün Salakken’in yazar yönetmen ve oyuncusu Şensoy, o sene Nokta Dergisi’nin ve Doruktakiler ödülünün sahibi oldu.

2005’te, Eşeğin Fikri, Hacı Komünist ve Elveda SSK adlı üç kitap yayınlayan Şensoy, Deneme Sahnesi 35. Yıl Ödülleri’nde, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nün sahibi oldu. Eski oyunlarından, Kiralık Oyun’u, Ortaoyuncular’ın 25. yılı dolayısıyla tekrar sahneye koyan Şensoy, aynı sene, Nasrettin Hoca Altın Eşek Gülmece Ödülü’nün de sabibi oldu. Beni Ben mi Delirttim adlı oyunu, Insbruck ve Bregenz’dekiler dahil olmak üzere, 203. kez sehnelendi.

2006’da Pardon filmiyle Mizah Üretenler Derneği’nin en iyi senaryo ödülünü alan ve kendi yazdığı Aşkımızın Son Durağı isimli oyununu, Ortaoyuncular’la sahne koyan Şensoy’un, Beni Ben mi Delirttim oyunu, Sidney ve Melbourne’da da gösterilere başladı.

2007’de Fername isimli tek kişilik oyununu yazdı, oynadı ve dekorunu yaptı, bu oyunuyla İsmet Kuntay En İyi Oyun Yazarı ödülünün sahibi oldu. 10 yıl sonra yeniden Ortaoyuncuların amatör kolu Nöbetçi Tiyatro’ya sınavla öğrenci almaya başladı. Elveda SSK kitabiyla Altın Sayfa Son Beş Yılın En İyi Mizah Kitabı ödülünü aldı. 2007 sonunda Ferhangi Şeyler 1603., Beni Ben mi Delirttim? 235., Kiralık Oyun 181., Aşkımızın Son Durağı 83. gösterisine, Anadolu’nun her bölgesinde ve yurt dışında Nürnberg, Ludwigshafen Festivali, Hamburg, Gent, Deventer ve Amsterdam’da sergilenen Fername 133. gösterisine ulaştı.

2008′de M. Uğur Yagcıoğlu’nun senaryosunu yazıp yönettiği Son Ders: Aşk ve Üniversite filminde oynadı. Daha önce TV dizisi olarak yazdığı Boşgezen ve Kalfası’nı tiyatro oyunu olarak yeniden yazdı, Nefrin Tokyay’ın katılımıyla, Ortaoyuncular’la sahneye koydu ve oynadı. Karagöz ile Boşverin Beni kitabı yayınlandı. Ferhangi Şeyler 1624., Beni Ben mi Delirtttim? 242., Lefke, Girne ve Gazimağusa’da da sergilenerek Fername 213., Aşkımızın Son Durağı 91., Boşgezen ve Kalfası 36. gösterisine ulaştı.

2009′da 2019 – Bilimsiz, Kurgusal Güldürü oyununu yazdı, yönetti, dekoru, giysileri ve müziği hazırladı. Oyun 24 Ocak’ta Ortaoyuncular ile sahnelenmeye başladı.

9 Mayıs 2009 günü Eskişehir Kültür Merkezi’nde sahneye koyduğu Fername oyununda -mizahi yolla- önceki darbelerden daha çok darbe nedeni bulunduğunu söylediği ve salonun bir kısmının alkışlarla destek verdiği, bir kısmının da salonu terkettiği iddia edilmiş ve haber yapılmıştır. Fakat kısa sürede haberin yanlış olduğu, manipülasyon yapıldığı ortaya çıkmıştır. Şensoy’un ilgili açıklaması şöyledir: “Haber, gerçeği yansıtmamakla kalmayıp suçlayıcıdır. 2006′dan beri sahnelediğim Fername oyununda; ‘Daha önce yapılan üç askeri darbe ottan bo.tan sebeplerle yapıldı. Asıl darbe yapmak için geçerli sebepler şimdi var ama darbe yapan yok. Bu ülkenin darbe vakti geldi fakat asker bir şey yapmıyor. 1980′de yapılan darbe sırf Kenan Paşa’nın resim merakından dolayı yapıldı. Darbe yapacaksanız şimdi yapın.’ cümleleri oyunun metninde yoktur. Zaten benim üslubum değildir. Bu cümleler, darbelerle alay ettiğim ve sonunda darbe istemediğimi belirttiğim sahneyi Eskişehir’de 232. oyunu izleyen bir sivri zekânın yorumudur. Gene haberde belirtildiği gibi o sahnede ne alkışlama ne de salonu terk eden olmuştur. Bu da söz konusu sivri zekanın aynı zamanda yalancı olduğunu gösteriyor. 295 Eskişehirli izleyici şahidimdir. Darbelerle alay ediyorum elbette ama kendi üslubumla mizah yapıyorum. Sonunda da darbe istemediğimi net olarak belirtiyorum. Zaten benim darbe istemeyeceğimi insanların bilmesi gerek.”

2009 yılında, “Yılın En İyi Yapım”, “En İyi Yönetmen” ve “En İyi Erkek Oyuncu” dallarında 34. İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri’nin sahibi Ses 1885-Ortaoyuncular tiyatrosunun “2019″ oyunuyla Ferhan Şensoy oldu

ÖNEMLİ NOT: TÜRK TİYATROSUNDA EPİK-DİYALEKTİK’İ BAŞARILI BİR ŞEKİLDE DEVAM ETTİREN TÜRK TİYATRO SANATÇISIDIR!..
Oyunları

* Ruhundan Tramvay Gecen Adam 2010-…(sürüyor) Karl Valentin, Ferhan Şensoy
* 2019 – Bilimsiz, Kurgusal Güldürü 2009-…(sürüyor) (prömiyeri: 24 Ocak 2009, Cumartesi 20.00)
* Boşgezen ve Kalfası 2008-…(sürüyor)
* Fername 2007-…(sürüyor)
* Kötü Çocuk 2007 – Ali Çatalbaş.
* Aşkımızın Son Durağı 2006
* Kiralık Oyun 2005
* Uzun Donlu Kişot 31 Mart 2004-2005
* Beni Ben mi Delirttim? 24 Ekim 2003
* Biri Bizi Dikizliyor 2002-2003
* Kahraman Osman 2002-2003
* Kökü Bitti Zıkkım Zulada 29 Kasım 2001-2002
* Sahibinden Satılık 1. El Ortaoyunu 9 Şubat 2001-2002
* Fişne Pahçesu 2000-2002
* Şu An Mutfaktayım 12 Mart 1999-2000
* Parasız Yaşamak Pahalı 14 Ocak 1999-2000
* Çok Tuhaf Soruşturma 13 Mart 1998-2000
* Haldun Taner Kabare 1997-1998 – Haldun Taner
* Aptallara Güzel Gelen Televizyon Dizileri 1996 – Anca Visdei, Ferhan Şensoy
* Felek Bir Gün Salakken 1995
* Üç Kurşunluk Opera 1995-1996
* Şu Gogol Delisi 1994-1996
* Kırkambar-Gece Tiyatrosu 1994
* Seyircili Seyir Defteri 1994-1995
* Köhne Bizans Operası 1993
* Parasız Yaşamak Pahalı 1993
* Güle Güle Godot 1992-1993
* Aşkımızın Gemisi Fındık Kabuğu 1991 – Cihan Öksüz
* Yorgun Matador 1990-1991 – Pierre-Henry Cami
* Kahraman bakkal süpermarkete karşı 1990-1991
* Soyut Padişah 1989-1990
* Don Juan ile Madonna 1988-1989 Anca Vısdeı
* Ferhangi Şeyler 1987-…(sürüyor)
* Keşanlı Ali Destanı 1986 – Haldun Taner, Yönetmen : Ferhan Şensoy (İstanbul Şehir Tiyatroları)
* İçinden Tramvay Geçen Şarkı 1986 – Karl Valentin, Ferhan Şensoy
* Muzır Müzikal 1986
* Eşek Arıları 1986 – Aristophanes
* Hayrola Karyola 1985-1986
* Fırıncı Şükrü, Deli Vahap, Nuri ve ötekiler 1983
* Kiralık Oyun 1983
* Eski Moda Komedya 1983 – Aleksiev Arbuzov
* Anna’nın 7 Günahı 1983-1984 – Bertolt Brecht
* En Büyük Romülüs Başka Büyük Yok 1982 – Friedrich Dürrenmatt, Ferhan Şensoy
* Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı 1981-1983 Şeref
* İstanbul’u Satıyorum 1980-1985
* Şahları da Vururlar 1980-1985
* Dedikodu Şov 1979 (kabare gösterisi)
* Kukla 1979 (kabare gösterisi)
* Kuklacı 1979 (kabare gösterisi)
* Dur Konuşma Sus Söyleme 1976
* Ce Fou De Gogol 1975
* Harem Qui Rit 1975

Filmleri

* Son Ders: Aşk ve Üniversite – Saffet Ercan Hoca (2008)
* Pardon – İbrahim (2004) (Şensoy’un senaryosu)
* Şans Kapıyı Kırınca – Presidente Carlos ve Kuddusi Yurdum (2004)
* Büyük Yalnızlık (1989)
* Bir Bilen (1986)
* Parasız Yaşamak Pahalı (1986)
* Köşedönücü – Köşedönücü (1985)
* Kızını Dövmeyen Dizini Döver (1977)
* Aşk Dediğin Laf Değildir (1976)

TV Dizileri

* Boşgezen ve Kalfası – Boşgezen (1995)
* Varsayalım İsmail – İsmail (1991)
* Şey Bey (1986)
* Köşedönücü – Köşedönücü (1984)
* Sizin dersane – Adnan Pazarlama (1979)
* Evdekiler (1978)
* Giyim Kuşam Dünyası (1978)
* Bizim Sınıf (1978)
* Caniko (1976)

TV Filmi

* Aktör Eskisi (2004)

Kitapları

* Karagöz ile Boşverin Beni, roman, (Aralık 2008), Ortaoyuncular Yayınları.
* Elveda SSK, roman, (Aralık 2005), Ortaoyuncular Yayınları. ISBN 975-7904-11-2
* Hacı Komünist, günlük, (Şubat 2005), Ortaoyuncular Yayınları. ISBN 975-7904-10-4
* Eşeğin Fikri
* Rum Memet
* FerhAntoloji
* Kalemimin Sapını Gülle Donattım
* Falınızda Ronesans Var
* Oteller Kitabı
* Denememeler
* İngilizce Bilmeden Hepinizi I Love You
* Güle Güle Godot
* Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı
* Düşbükü
* Ayna Merdiven
* Kazancı Yokuşu, (1977).
* Gündeste
* Afitap’ın Kocası İstanbul
* Şahları da Vururlar
* Seçme Sapan Şeyler

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Tuba Büyüküstün kimdir, Tuba Büyüküstün Biyografi,

Salı, Kasım 9th, 2010 | Kimdir? with 2 Yorum

Hatice Tuba Büyüküstün (d. 5 Temmuz, 1982), Türk dizi ve sinema oyuncusudur.

Ailesi Erzurum kökenli olup, kendisi İstanbul’da doğmuştur. İstanbul Özel Doğuş Okulları’ndan ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sahne Dekorları ve Kostüm Tasarımı Bölümü’nden mezun oldu. Üniversitede okurken reklam filmlerinde rol aldı. Yönetmen Tomris Giritlioğlu ile tanıştıktan sonra oyunculuğa başladı.

Sultan Makamı adlı dizinin son dört bölümünde rol aldı. 2004 yılında Çağan Irmak’ın yönettiği Çemberimde Gül Oya adlı dizideki Zarife rolüyle büyük çıkış yakaladı. Aynı yıl Cemal Şan’ın yönettiği Gülizar adlı televizyon filminde Şevket Çoruh ve Yetkin Dikinciler’le başrolleri paylaştı.

Ayrıca yine Çağan Irmak’ın filmi Babam ve Oğlum’da oynadı. Aydın Bulut’un yönettiği Ihlamurlar Altında adlı dizide Bülent İnal ve Sinan Tuzcu ile başrolleri paylaştı.

Pantene, Maximum Card, Kremini ve Molped reklamlarında rol aldı.

Daha sonra ise Hatay’da çekilen Asi adlı televizyon dizisinde Murat Yıldırım ile beraber başrol oynadı. Atv’de yayınlanmakta olan Gönülçelen adlı dizide Cansel Elçin ile başrolleri paylaşıyor.

Müslüman bir kız ile Hristiyan bir gencin aşkını konu alan Yüreğine Sor filminde de rol almıştır.
Filmografisi

* Gönülçelen (2010-...) - Hasret
* Yüreğine Sor (2010) - Esma
* Asi (2007-2009) - Asiye Doğan
* Sınav (2006) - Zeynep Erez
* Aşk Yolu (2005) - Deniz
* Babam ve Oğlum (2005) - Aysun
* Ihlamurlar Altında (2005) - Filiz Tekiner
* Gülizar (2004) - Gülizar
* Çemberimde Gül Oya (2004) - Zarife
* Sultan Makamı (2003) - Nesrin

Tuba Büyüküstün Resimleri

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Ajda Pekkan kimdir, Ajda Pekkan Biyografi,

Pazartesi, Kasım 1st, 2010 | Kimdir? with Yorum Yok »

Ajda Pekkan (d. Ayşe Ajda Pekkan, 12 Şubat 1946 , İstanbul), Türk şarkıcı ve oyuncu.

Sanat hayatına sinema ile başlayan Ajda Pekkan, 1964′te B-yüzü olarak yayınlanan ilk kaydı “Göz Göz Değdi Bana”nın ardından ilk 45′liği “Her Yerde Kar Var/Onyedi Yaşında”nın beğenilmesi üzerine müzik hayatına atıldı. 1977′de yayınladığı Süperstar albümüyle döneme damgasını vuran Pekkan, bu albümün getirdiği başarı ile de “Süperstar” olarak anılmaya başladı. Albümün ardından Süperstar adıyla yayınladığı 3 albüm daha yayınladı. “Kimler Geldi Kimler Geçti”, “Bambaşka Biri”, “Hoşgör Sen” ve “Uykusuz Her Gece” gibi şarkılarıyla Türkiye’de müzik tarihinde önemli bir rol oynadı.

Paris, Tokyo, New York, Tahran gibi pek çok yerde konserler veren Pekkan, Türkçe’nin yanı sıra İngilizce, Fransızca, İtalyanca , Arapça ve Japonca olmak üzere daha pek çok dilde şarkılar söyledi. Sanatçı ulusal kamuoyunda da Türk pop divası olarak adlandırılmaktadır.

Hayatı
Çocukluğu ve ilk yılları

Ajda Pekkan’ın babası subay, annesi ev hanımıydı. Çocukluğu babasının işi nedeniyle Gölcük´te geçen Pekkan’ın, kardeşi ses sanatçısı Semiramis Pekkan’ın da desteğiyle , 1961 yılında dönemin popüler gece klubü Çatı’nın sahibi olan şarkıcı İlham Gencer’e ulaşan Pekkan, ilk olarak seslendirdiği Mina’nın “Il Cielo In Una Stanza” şarkısıyla müzik çalışmalarına başlamış, Los Çatikos müzik topluluğu eşliğinde bir müddet sahne çalışması yapmıştır.

1963 yılında Ses Dergisi’nin açtığı kapak yıldızı yarışmasına katılan Pekkan, Ediz Hun’un erkekler dalında birinci, Hülya Koçyiğit’in bayanlar dalında ikinci olduğu yarışmada, kadınlar kategorisinde birinci seçilmiştir.
Özel Hayatı
Wiki letter w.svg Bu alt başlığı geliştirerek Vikipedi’ye katkıda bulunabilirsiniz.

Tek hayalinin bir çocuk sahibi olmak olduğunu belirten Pekkan, iki evlilik yapmış ve evlendiği erkeklerin her defasında sanat hayatını bırkamasını istemesi üzerine en büyük fedakârlığının çocuk yapmamak olduğunu söylemiştir. İlk estetiğini 22 yaşında yaptıran Pekkan, “100 yaşıma da gelsem estetik yaptırırım” demiştir. Pekkan’ın kişisel yaşamına yönelik Sezen Aksu da “Bizlere bu yolu o açmıştır, onun sayesinde ben de buralardayım. Ajda`nın lakabı Angela`dır. Sık sık evde buluşuruz. Gizli saklımız yoktur. Birine beddua ettiğimizde ‘˜Allah bize jübilesine gitmeyi nasip etsin` deriz. Ajda ne yer ne içerse ben de aynısını yer içerim.” demiştir.
1960′lı Yıllar

1963′te Ses Dergisinin yarışmasında birinci olması, yenilikçi ve dikkat çeken fiziği ile ilgi toplayan Pekkan, 1963 yılında oynadığı “Adanalı Tayfur” filmi ile ilk kamera deneyimini yaşamıştır. “Adanalı Tayfur” da seslendirdiği “Göz Göz Değdi Bana” şarkısı, arka yüzünde Öztürk Serengil’in seslendirdiği “Abidik Gubidik Twist” şarkısıyla birlikte 45′lik plak olarak yayınlandı.

Sinemaya başlamadan önce tanıştığı Fecri Ebcioğlu, sinema yıllarında da Pekkan’a yardımcı olmuş ve 1965 yılında, Pekkan’a ait ilk plağı olan “Her Yerde Kar Var/17 Yaşında” plağında Ebcioğlu’nun aranjmanlarını seslendirmiştir. Pekkan, Ebcioğlu’nun yabancı şarkılar üzerine Türkçe sözler yazarak Türk müziğine kazandırdığı “aranjman” tarzı şarkılar söyleyen, Adamo’nun ünlü şarkısını yine Adamo gibi Fransız aksanıyla söyleyerek, büyük bir ilgi karşılanmıştır.

Sahnelerden sinemaya geçen sanatçıların aksine, sinemadan sahneye geçen Ajda Pekkan, peşpeşe yayınlanan plaklarının ardından, 1967 yılında çıkardığı “İki Yabancı/Bang Bang” 45′liği ile aranjman dalında on binlerce plak satarak satış rekoru kırdı. “Dünya Dönüyor”, “Saklanbaç”, “Boş Sokak”, “Boşvermişim Dünyaya” ve “Üç Kalp” gibi üstüste plaklar yapan sanatçı, Atina’daki Uluslararası Apollonia Müzik Festivali’nde; 1968 yılında “Özleyiş” ve ’69 yılında “Perhaps One Day” şarkılarını seslendirmiştir. Barselona’daki Akdeniz Şarkıları Festivali’nde “Ve Ben Şimdi” şarkısı ile Türkiye’yi temsil etmiş ve şarkıları pek çok filmde fon müziği olarak kullanılmıştır. Pekkan, Zeki Müren ile gerçekleştirdiği gazino programları yapmıştır.
1970′li Yıllar

Philips firmasının desteği ile Pekkan’ın seslendireceği şarkıların kayıtları Fransa’daki stüdyolarda gerçekleştirilmiş, Fikret Şeneş’in sözlerini yazdığı şarkılarla, Pekkan başarılı kariyerini sürdürmüştür. 1970 yılında yayınlanan “Sensiz Yıllarda/Olmadı Gitti” ve “Yağmur/Tek Yaşanırmı” plaklarıyla Pekkan başarılı bir giriş yaparken, 45′likler iyi bir satış yakalamış ve yıl sonu listelerinde yer almıştır. Üstüste gelen hit plakları ve giyimi ile Pekkan ilgi görmeye devam etmiştir.

1972 yılında İstanbul Plak’a geçiş yapan sanatçı, bu firmadan ilk plağıyla beklenen başarıyı yakalayamazken, arabesk soundları içeren ikinci plağı “Dert Bende Derman Sende/Varsın Yansın Dünya” ile satış rekorları kırmıştır . Pekkan, Dert Bende Derman Sende adlı şarkısını 1993′teki eski şarkılarınden derlediği toplama albümü Hoşgör Sen’de düzenlenmeden yayınlamıştır. Aynı şarkıyı 1996′daki stüdyo albümü Ajda Pekkan 1996′da da yepyeni bir düzenlemeyle yeniden seslendirmiştir.

1973 yılına gelindiğinde ise Pekkan “Kaderimin Oyunu/Kimler Geldi Kimler Geçti” 45′liğini piyasaya sürmüş, bu 45′liğinde daha çok ses getirmesi planlanan “Kaderimin Oyunu”nun B-yüzünde yer alan “Kimler Geldi Kimler Geçti” ile bir anda büyük bir patlama yaratan sanatçı, “Tanrı Misafiri/İçme Sakın” 45′liği ile de o yıl ses getirmiş, ertesi yıl “Sana Neler Edeceğim/Haram Olsun Bu Aşk” 45′liğini yayınlamıştır. Ancak sanatçı en büyük başarısını aranjörlüğünü Norayr Demirci’nin ve 1975′te yayınlanan “Hoşgör Sen/Sana Ne Kime Ne” ile yakalamıştır. On binler satan plak, sanatçının o güne kadar yakaladığı en büyük başarıydı.

Pekkan, İstanbul Plak’tan çıkan ve 1972 yılında çıkardığı 45′likleri hariç diğer tüm 45′liklerinde yer alan şarkılarını, Temmuz 1975′de yayınlanan ilk derleme albümü Ajda’da topladı. Albümde “Erkek Adın” adında yeni bir şarkı da bulunmaktadır. Albüm büyük bir ilgi görmüştür.

Bu başarıların yanı sıra Pekkan, 1976 yılında Paris’in ünlü Olympia müzikholünde, pek çok şarkısının Türkçe versiyonlarını seslendirdiği, dönemin ünlü Cezayir asıllı Fransız şarkıcısı Enrico Macias ile seri konserler vermiştir. Pekkan’ın 1977′de çıkan 45′liği “Viens Dans Ma Vie/Face A Face Avec Moi”, Türkiye’de satış rekorları kırmış, A-yüzündeki “Viens Dans Ma Vie” dilden dile dolaşan bir şarkı olmuş ve Türkiye’nin yabancı dilde en çok satan plağı ünvanını kazanmıştır. Artık, o gerçek bir star statüsüne ulaşmıştı. Bir dost toplantısında Hürriyet Gazetesi sahibi Erol Simavi’nin “Ajda Pekkan’a star demek yetmez, ancak süperstar dersek yerini bulur.” sözüyle birlikte önce sanat çevrelerinde, sonra hayranlarının arasında, daha sonra da tüm ülkede “Süperstar” ünvanıyla anılır oldu. 1977 yılında bu ünvanını ilk kez resmileştiren, o güne kadar benzeri görülmemiş bir kapak tasarımı ve prodüksiyonla piyasaya sunulan, “Baksana Talihe”, “Kim Ne Derse Desin”, “Gözünaydın” ve “Hancı” gibi şarkıların yer aldığı albümü “Süperstar”ı hazırladı. Aynı yıl Tokyo’daki Yamaha Müzik Festivali’nde “A Mes Amours” şarkısıyla elde ettiği başarılı netice, 70′lerin başında, yurtdışında, ilk olarak, Almanca ve daha sonra Fransızca, Japonca ve Yunanca 45′lik plakları satışa sunuldu. Pekkan, yine o dönemlerde Tahran’da konser verdi ve daha sonra TV’de yayınlanan bu konser Türk izleyicisi tarafından da ilgi gördü. Ajda Pekkan’ın ’77 ve ’78 yıllarında Fransa’da ses getiren 45′lik çalışmaları yapmasına ve sonunda “Pour Lui” isimli Fransızca albümünü hazırlamasına önayak oldu.

Halk konserleri, sahne çalışmaları ve konuk sanatçı olarak katıldığı uluslararası organizasyonlar ile başarısını pekiştiren Ajda Pekkan, 1979 yılında “Bambaşka Biri”, “Haykıracak Nefesim Kalmasa Bile”, “Ya Sonra”, “Dile Kolay” ve “Yeniden Başlasın” gibi klasikleşmiş hitlerin yer aldığı Süperstar serisinin ikinci albümü “Süperstar II”de bir kez daha her daim zirvede olduğunu kanıtlamış oldu. 70′li yıllarda defalarca yılın sanatçısı seçildiği gibi şarkıları da liste başlarından inmedi, çeşitli ödüller kazandı.
1980′li Yıllar
Pekkan, 1980 Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye Finali’nde Pet’r oil parçasını seslendirirken.

O seneye kadar, Türkiye’yi temsil etme görevinin, eleme usulüyle belirlendiği Eurovision şarkı yarışmasına 1980 yılında atama yoluyla Ajda Pekkan seçildi. İlk önce tespit edilen 5 bestecinin şarkılarının jüri tarafından 3′e düşürülmesiyle, “Bir Dünya Ver Bana”, “Olsam” ve “Pet’r oil” ile Tv ekranlarında boy gösterdi. “Pet’r oil”ın Türkiye’yi temsil etmesine karar verilen gece sonunda, ülkemizde bir ilk gerçekleşti ve henüz plağı satışa sunulmamış bir şarkı tüm halk tarafından ezbere söylenir oldu. Kulis faaliyetlerinin yetersizliği, şarkının siyasi hicivli yapısı ve yarışma gecesindeki organizasyon bozuklukları neticesinde Ajda Pekkan bu yarışmada hayal kırıklığı yaratan bir derece aldı. Süperstar’ı bir hayli küstüren bu yarışmadan sonra bir süre dinlenme kararı alıp ABD’ye yerleşti.

70′lerin sona ermesiyle birlikte Pop Müzik’in cazibesini yitirip, Alaturka ve Arabesk’e yönelindiği yıllarda “Sen Mutlu Ol” ve “Sevdim Seni” isminde hafif müzik ve alaturka sentezi iki albüm yaptı. Ancak Süperstar’ın bir türlü içine sinmeyen ve kendi isteği doğrultusunda gerçekleşmeyen, ısmarlama olarak hazırlanan bu albümler Ajda Pekkan hayranlarının beklediği renkten ve kıvamdan uzaktı. Yerli bestecilerle çalışmaktan beklediği verimi alamayan Ajda Pekkan, 70′lerde kendi önderliğinde yükselen aranjman akımına geri döndü. “Süperstar 83 Show”uyla sahnelerde fırtına gibi eserken, en başarılı çalışmalarında yanında olan Fikret Şeneş’le birlikte çalıştığı “Uykusuz Her Gece”, “Son Yolcu” gibi şarkıların yer aldığı “Süperstar 83″ albümüyle yeniden gönülleri fethetti. Reklam filmleri, Tv programları, sahne çalışmalarıyla ikinci baharını yaşayan Süperstar, ’84 yılının sonlarında yapımcılarının ve yakın çevresinin ısrarıyla dönemin popüler gruplarından Beş Yıl Önce On Yıl Sonra ile bir albüm hazırladı. “O Benim Dünyam” şarkısıyla yeniden çıkış yakalayan Ajda Pekkan, şarkı yorumlarındaki üstün bir performansına rağmen şarkıların özensizliği ve zorlama bir albüm olmasından dolayı, yeni ekibiyle beklediği sükseyi yapamadı. ’87 yılında Ülkü Aker ve Fikret Şeneş’in sözlerini yazdığı “Kim Olsa Anlatır”, “Yalnızlık Yolcusu” gibi şarkılarla, özel hayranları için eşsiz olarak nitelenen ancak hit şarkı eksikliği nedeniyle, “Süperstar 83″ün gölgesinde kalacak olan “Süperstar 4″ albümünü hazırladı. Sonrasında yaptığı evlilik nedeniyle aldığı müziği bırakma kararı tüm müzik severleri üzse de, müzikten ayrı geçen günlerinde yaşadığı boşluk hissi neticesinde yeniden müziğe dönüş kararı verdiği sıralarda, 1989 yılının sonunda evliliği de sona erdi.
1990′lı Yıllar

Pop müziğinin çıkmaza girdiği günlerde, Aralık 1989′da tanıtım partisi düzenlediği “Ajda 90″ albümünü Şubat 1990′da piyasaya sürdü. Popta yeni arayışlar ve sanatçılar ortaya çıkarken “Yaz Yaz Yaz” ile ortalığı kasıp kavurdu. Yarısı yerli beste, yarısı aranjman olan bu albüm, Ajda Pekkan’ın muhteşem bir şekilde döndüğünün göstergesiydi. “Sana Bana Yeter”, “Resmin Yok Bende”, “Her Yaşın Bir Güzelliği Var” ve “Olur Ya” gibi şarkılar da albümdeki diğer hitlerdi. Peşi sıra başlayan Rumelihisarı konserleriyle Süperstar, sevenlerini kaldığı yerden büyülemeye devam etti. Aynı yılın sonlarına doğru Ajda Pekkan’ın isteği dışında yayınlanan, ancak hayranlarını memnun eden “Unutulmayanlar” adlı toplama albümü yayınlandı.

Ertesi yıl “Seni Seçtim” albümünü yayınlayan Pekkan, bu albümde Şehrazat, Garo Mafyan ve o günlerde adı daha duyulmamış olan Mustafa Sandal ile çalıştı. Önceki albüme göre daha az ilgi gören bu albüm, yine de beğenildi. “Sevgide Seni Seçtim, “Oyun Etti Gözlerim” ve “Vazgeçme” şarkıları albümdeki sivrilen şarkılardı. Ajda Pekkan bu albümle birlikte 2 yıl daha sürdüreceği ünlü İstanbul konserlerine başladı. Konserler sonraki albüm Ajda 93 kapsamında da yapılırken, en önemli ayakları Hisar ve Bostancı konserleriydi.

Pekkan, 1992 yılının ikinci yarısında yeni albüm hazırlıklarına başladı. İsviçre, Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye’de kaydedilen, albümdeki şarkıların neredeyse hepsinin yerli bestecilerden alındığı Ajda 93 albümü, Mayıs 1993′te piyasaya sürüldü. Albüm 500.000 satarak yılın en çok satan albümlerinden biri oldu. Video kliplerde görselliğe önem veren Ajda Pekkan, albümdeki neredeyse tüm şarkılara farklı temalarda klip çekti. “Sarıl Bana”, “Oyalama Beni”, “Yok”, sözleri Sezen Aksu’ya ait olan “Ağlama Anne” ve “Eyvah” gibi parçalar 1993′ün en büyük hitleri oldu. Aynı yıl kendi rızası dışında yayınlanan ve hayranlarının oldukça ilgi gösterdiği toplama albümü “Hoşgör Sen” yayınlandı.

Bu yapımlar haricinde; yine 1993 yılında, çeşitli sanatçıların katılımıyla hazırlanan, “Sevgiyle 93″ aldı albümde, farklı sanatçılarla birlikte “Sev Dünyayı” ve solo olarak Turhan Yükseler’in düzenlemesiyle, “Sensiz Yıllarda” adlı şarkıları seslendirmiştir. 1995 yılında, Yapı Kredi Bankası’nın, özel müşterileri için, hazırlatmış olduğu “Altın Yıllar Altın Şarkılar” albümünde, Selçuk Başar’ın düzenlemesiyle, “Kimler Geldi Kimler Geçti” şarkısını yeniden seslendirmiştir.

1996 yılında “Ajda Pekkan” albümü yayınlayan sanatçı olumsuz eleştiriler aldı. Albüm en az satılan albümler arasındaydı. Sahne çalışmalarına aralıksız devam eden Ajda Pekkan, ’98 yılında, eski şarkılarının yeni düzenlemelerini seslendirdiği; “The Best of Ajda” albümüyle iki yıllık bir aranın ardından bir kez daha izleyici ve dinleyicileriyle buluştu. Yüksek satış grafiği yakalayan bu albümle, geçmişten bugüne değin iz bırakmayı başarmış onlarca Ajda Pekkan klasiğini genç kuşaklarla buluşturdu. Sanatçı, 1998 yılında, profesyonel sanat yaşamının 35. yılında, Kültür Bakanlığı’nca Devlet Sanatçılığı ile onurlandırıldı.
2000′li Yıllar

Yüksek satış grafiği yakalayan, ’98 tarihli, “The Best of Ajda” albümünü takiben, 2000 yılında çift CD&MC formatındaki “Diva” albümü piyasaya çıktı. Bu albümde Ajda Pekkan’ın eski şarkılarının yeni yorumlarının yanı sıra, “Mutlu Bütün Şarkılar” ve “Aşka İnanma” gibi iki yeni şarkı ve kardeşi Semiramis Pekkan’ın eski şarkılarından “Dert Ortağım Benim” ile “Bu Ne Biçim Hayat”ın da Ajda Pekkan yorumları yer aldı. Büyük başarı elde eden bu albümün şarkılarından “Bir Günah Gibi”, dünyaca ünlü DJ Claude Challe’nin “Buddha Bar” serisinde yer aldı. 2000 yılında Monako’da Monte Carlo Sporting D’été Müzikholü’nde dünyaca ünlü sanatçılarla birlikte sahne alan Süperstar’a, Kültür Bakanlığı’nca, bir de “Prestige de la Turquie avec Ajda Pekkan” üst başlıklı, Türkiye’yi tanıtıcı, bir kısa video hazırlatıldı. 60, 70 ve 80′li yıllarda pek çok filmde fon müziği olarak kullanılan Ajda Pekkan şarkılarından sonra Ajda Pekkan’ın sesi, 2001 yılı içerisinde sinemalarda gösterime giren Ferzan Özpetek’in yönetmenliğini yaptığı, “Cahil Periler” filminde “Bambaşka Biri” ve Meksika’da yayınlanan bir pembe dizide de “Bir Günah Gibi” şarkıları ile yer aldığı filmlere renk kattı. Sadece şarkı söyleyerek kendini istediği kadar ifade edemediğini düşünen ve 60′lardaki beyaz perde macerasını yeniden tatmak isteyen Ajda Pekkan, 2002 yılında, “Şöhret Sandalı” adlı sinema filminin, Halil Ergün’le, başrollerini paylaştı.

2003 yazında, üç yıllık bir aranın ardından, “Sen İste” ile yeniden sevenleriyle buluşan Ajda Pekkan, bu single prodüksiyonunu takiben, yeni albüm yapma hazırlığına girdi, fakat bu yeni single’ın habercisi olduğu albüm hiç yayınlanmadı. 2005 yazında, Kanal D ekranlarında çok beğenilen “Superstar Show” adlı bir televizyon programı yapmaya başladı. 11 Haziran 2006′da “Cool Kadın” adlı albüm piyasaya çıktı ve göstermiş olduğu başarıdan ötürü, MÜYAP tarafından Altın Plak’la ödüllendirildi. 2007 yılı içersinde, “Ajda Disco’da” adıyla, birden fazla DJ ile bir dizi konser gerçekleştirdi. 2008′in Haziran ayında Polisan sponsorluğunda İstanbul, Ankara ve İzmir’de konserler veren sanatçı, konserlerde seyirciler tarafından büyük beğeni toplayan iki yeni şarkısını, “Flu Gibi” ve “Gerisi Hikaye”yi, seslendirdi. Ünlü sanatçı bu konserleri takiben, yepyeni albümü ” Aynen Öyle”yi 24 Temmuz 2008 itibariyle izleyici ve dinleyicileriyle buluşturdu.

2009 baharında Serdar Ortaç’tan “Resim” adlı bir beste alan Pekkan, 21 Mayıs tarihinde bu şarkıyı single olarak yayınlayadı ve 22 Mayıs’ta Beyaz Show’da ilk kez seslendirdi.
Ajda’nın gözünden

Türk Pop Müziği’nin en saygı değer ismi olarak görülen Pekkan’ın bu sıfatla birlikte sanat dünyasındaki pek çok isimle de hatırı sayılır ilişkileri var. Güldünya projesi kapsamında Bakırköy Kadın Tutukevi’ni ziyaret eden Pekkan, orada tutuklu bulunan Deniz Seki’ye destek verdi. Onun dışında Sezen Aksu’yla da gönül dostluğu bulunan Pekkan, çok sık olmasa da Nilüfer ve Nükhet Duru’yla görüşmeyi ihmal etmiyor. Müzik dünyasından Sertab Erener ve Funda Arar gibi isimleri beğenen, Hande Yener ve İzel gibi isimlerin eski şarkılarına benzer tarzda şarkılar okuyan Pekkan, dönemin korsan ve repertuar sıkıntısına rağmen yeni isimlere güveniyor.
Diskografi

Ana madde: Ajda Pekkan diskografisi

* 2009: Resim (single)
* 2008: Aynen Öyle
* 2006: Cool Kadın
* 2003: Sen İste (single)
* 1996: Ajda Pekkan
* 1993: Ajda 93
* 1991: Seni Seçtim
* 1990: Ajda 90
* 1987: Süperstar IV
* 1985: Ajda Pekkan ve Beş Yıl Önce On Yıl Sonra
* 1983: Süperstar III
* 1982: Sevdim Seni
* 1981: Sen Mutlu Ol
* 1979: Süperstar II
* 1978: Pour Lui
* 1977: Süperstar
* 1972: Ajda Pekkan Vol. III
* 1969: Fecri Ebcioğlu Sunar: Ajda Pekkan
* 1968: Ajda Pekkan

Filmografi
Oyuncu Olarak
Yıl Film Rol Notlar
1963 Şıpsevdi Filiz
Kendini Arayan Adam Gönül
Adanalı Tayfur Filiz
Şaşkın Baba
Öpüşmek Yasak Sema Selamet
1964 Abudik Gubidik
Çanakkale Aslanları
Plajda Sevişelim Ressam Lale
Kaynana Zırıltısı Fatma
Avare
Hızır Dede
Koçum Benim
Sokakların Kanunu Emine
1965 Artık Düşman Değiliz Alev
Cici Kızlar Nermin Gürsoy Çiftbaş
Kart Horoz Hizmetçi Fatoş
Kolla Kendini Bebek
Pantolon Bankası
Şakayla Karışık Ayla
Şepkemin Altındayım
Yabancı Olduk Şimdi
Bir Caniye Gönül Verdim
Şehvetin Esiriyiz Sevim
Babamız Evleniyor Leyla
Sevdalı Kabadayı
Taçsız Kral Hülya
Dalgacı Mahmut
Berduş Milyoner
Helal Adanalı Celal
Bir Gönül Oyunu
Lafını Balla Kestim
Sevinç Gözyaşları Filiz Erkmen
1966 Avare Kız Ayla Doğanoğlu
Kara Tren Türkan
Şoför Deyip Geçmeyin
Seher Vakti Ajda
Ümit Sokağı
Düğün Gecesi Güler
Siyah Otomobil Selma Film şarkılarını seslendirmiştir.
Dişi Düşman İren
Dağda Silah Konuşur
Günah Çocuğu
Affet Sevgilim Leyla
Ayrılık Şarkısı
Erkek Severse Serap
1967 Harun Reşid’in Gözdesi Dilaram
1968 Kalbimdeki Yabancı Film şarkılarını seslendirmiştir.
1969 Tatlı Günler
Hancı Film şarkılarını seslendirmiştir.
2002 Şöhret Sandalı Yelda

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Uğur Rıfat Karlova kimdir, Uğur Rıfat Karlova biyografi,

Pazartesi, Ekim 25th, 2010 | Kimdir? with Yorum Yok »

Uğur Rıfat Karlova (d. 2 Ağustos 1980) komedyen, oyuncu,showman ve sunucu. Balkan kökenli olan Uğur RıfatKarlova, Kocaeli, İzmit’de doğdu.
Uğur Rıfat Karlova Hakkında

2 Ağustos 1980 senesinde İzmit’te doğdu. 2 yaşında memleketleri Tekirdağ’ın Hayrabolu ilçesine taşındılar. İlkokulu Hayrabolu’da okuyan Karlova, ortaokulu Tekirdağ Özel Lisesinde tamamladı. Liseyi de aynı şehirde Anadolu Turizm Otelcilik Resepsiyon-Muhasebe bölümünde bitirdi. 1998 senesinde Mersin Üniversitesi Anamur Meslek Yüksek Okulu Almanca Turizm Otelcilik bölümünü kazanan Karlova, üniversite yıllarında Antalya’da Almanca-İngilizce animasyon rehberliği ve transfermanlık yaptı. 2001 senesinde okuldan mezun olduktan sonra AÖ Fakültesi İşletme bölümüne kaydoldu. 2002 senesinde Ankara Üniversitesi DTCF Sinoloji bölümünü kazandı ve 4 yıl boyunca Ankara’da Çince eğitimi gördü. 2006 senesinde Tayvan Milli Eğitim Bakanlığının bursu ile Tayvan’a gelen Karlova, burada Ulusal Tayvan Normal Üniversitesinde [1] Siyaset Bilimi yüksek lisansını tamamladı. 2006 senesinde Tayvan’da başlamış olduğu televizyon ve sahne hayatını günümüze kadar başarı ile devam ettirdi. Bu kısa süre içerisinde bazıları Kıta Çin’de de yayınlanan dünyaca ünlü markaların reklâm filmlerinde, Tayvan televizyonunun en tanınmış programlarında, dizi ve belgesellerinde yer aldı. Karlova, 2009 Mart ayından bu yana Tayvan’da Comedy Club sahnesinde Çince tek kişilik gösterileri ile Uzakdoğu seyircisi ile buluşuyor. Aynı zamanda Tayvan’da bulunan Taypey Ulusal Sanatlar Üniversitesi[2] ve Çin Kültür Üniversitesindeki değerli hocalardan Televizyon-Sinema dersleri de almaya başlayan Karlova, Uzakdoğuda başlamış olduğu televizyon-sahne kariyerini çok daha iyi yerlere taşımayı hedefliyor. Uğur Rıfat Karlova iyi derecede Çince, Almanca ve İngilizce biliyor.
Uğur Rıfat Karlova Televizyon Kariyeri

2006 senesinde yapımcıların yolda fark ettikleri ve o anda rol teklif ettikleri Karlova kamera karşısına ilk kez Tayvan İnsanlarının Hikâyesi[3] isimli belgesel filmde geçti. Tayvan’ın en büyük bütçeli belgesellerinden biri olan bu filmde Kanadalı bir misyoneri canlandıran Karlova daha sonra diğer televizyon kanallarının ve reklâm yapımcılarının da ilgisini çekti. İlk reklâm filmi olan dünyaca ünlü 3M markasının reklâmında oynadı ve bu reklâm aynı zamanda Kıta Çin’de de yayınlandı. Reklâm filminin ardından diğer Tayvan televizyonda birçok küçük roller içeren reklâmlarla da başarılı işler çıkaran Karlova 2008 senesinde FMH dergisine Eclipse şekerleri için poz verdi. 2009 senesinde bu kez de dünyaca ünlü iki firma Gigabyte ve Nissan reklâmları için kamera karşına geçti. Özellikle Nissan reklâmındaki Çincesi ile Tayvanlılar tarafından çok sevilen bir reklâm yüzü olmayı başardı. Karlova aynı yıl Tayvan’ın başkenti Taypey’in turizm tanıtım reklâm filminde de oynadı. Reklâmların dışında Karlova, 2008 senesinde Gölcük Depremini anlatan Faysal Ağabey [4] dizide Alâeddin rolünde Tayvan seyircisi ile buluştu. Bu dizi Tayvan’da ki Budist Televizyon kanalı Great Love’ın en büyük bütçeli yapımı olarak kayıtlara geçti. Dizinin sitesi binlerce seyirci tarafından ziyaret edildi ve dizi tüm Uzakdoğu’da Çince konuşulan coğrafyada ilgi ile izlendi. Faysal Ağabey dizisi aynı zamanda Güney Kore’de her yıl düzenlenen Seul Drama Ödüllerinde 2009 En iyi Asya dizisi ödülüne aday gosterildi.[5] Oyunculuk ve reklâmların yanında Karlova’yı Tayvan’da en çok tanıtan yapımlar ise katıldığı televizyon programları oldu. Talk Showlarda esprileri ve özellikle Çinli ünlülerin taklitleri ile milyonlarca kişi tarafından beğeniyle izlendi. Tayvanlı ünlü şarkıcı Harlem Yu’nün sunduğu Halin Hoca Merhaba[6] isimli programda Tayvanlılara sayısız sahne performansı izleten Karlova, bu program sayesinde Tayvan’ın en tanınan yabancıları arasına girdi. Karlova, Wu Feng ismi ile katıldığı televizyon programları ile Tayvanlı izleyicilere Türkiye’yi de başarı ile tanıttı. Halin Hoca Merhaba Programında Türk yemekleri dahi yaparak şovun içerisine renk kattı. ELTA TV’nin Tayvan’a Aşık Oldum[7] isimli gezi programında sunuculuk yaparak Hualian şehrini gezen ve tanıtan Karlova, bu programda sunuculuk yapan tek batılı yüz oldu. Batılı tek yüz olarak katılmış olduğu bağış amaçlı televizyon programı ve Türk-Tayvan eğitim sistemi hakkındaki yorumlarını paylaştığı televizyon programı ile Tayvan televizyonlarında yer aldı. Microsoft’un ABD için çektiği reklamında da ufak bir rol de alan Karlova,en son olarak Hakka Tv’nin 10.yıl kutlamaları için özel olarak çekilen Yuan-The Pioneers [8] isimli Hakka dizisinde 19. ve 20. bölümlerde Amerikalı araştırmacı rolüyle kamera karşısına geçti. 40 Milyon Tayvan Doları gibi yüksek bir bütçe ile çekilen 20 bölümlük dizi Hakka TV’nin en önemli projeleri arasında yer aldı ve aynı dizi 2010 Haziran ayında Tayvan devlet televizyonunda da seyircisiyle buluşacak. Karlova’nın son yer aldığı reklamlar arasında Tayvan’ın en büyük bankalarından biri olan Fubon bankası ve dünyanın en büyük yaban mersini (cranberry) içecek üeriticisi olan Amerikan’ın dünyaca ünlü içecek markası Ocean Spray yer alıyor. Karlova, sahne gösterileri, katıldığı televizyon programları, yeni reklam filmleri ve tanıtım programları ile Uzakdoğu izleyicisiyle buluşmaya devam ediyor.
Uğur Rıfat Karlova Tek Kişilik Gösteri

Karlova için özel bir anlam içeren canlı sahne performansları Tayvan’ın başkenti Taypey ve tüm Tayvan’ın ilk ve tek komedi sahnesi olan Komedi Kulubünde devam ediyor[9]. Burada 50’den fazla Çince oyun oynayan Karlova, Tayvanlı ve diğer yabancılara Tayvan’da yaşadığı hikâyelerini ve gözlemlerini komik bir dille anlatıyor. Dünyada çok fazla örneği olmayan ve bir yabancı tarafından tamamen Çince yapılan en yoğun stand up gösterilerinden biri olması ile de önem taşıyan bu tek kişilik performanslar birçok Tayvanlı ve yabancı tarafından Komedi Kulübü sahnesinde beğeniyle izleniyor. Karlova, çıplak ayakla yaptığı tek kişilik gösterilerinin başarısı üzerine hikâyelerini sürekli yenileyerek gösterilerini yeni içerik ve şovlarla renklendirmeye devam ediyor. Karlova’nın şimdiye dek gerçekleştirdiği en uzun canlı sahne performansı ise(1 saat 20 dakika)gibi uzun bir süreyi kapsıyor. Karlova, çıplak ayakla sahneye çıkmasını “ Sahneyi ve sahnede olduğumu çok daha iyi hissediyorum.” Sözleri ile açıklıyor. Yabancı bir yüz olarak hem televizyon hem de sahnede kendini gösteren Karlova, gelecekte yeni, yaratıcı ve uluslararası projelere imza atmak istediğini belirtiyor. Karlova’nın hayalinin; başarılı ve sürekli gelişen bir televizyoncu kariyeri yaratmak olduğunu belirtiyor. Bu hayalini gerçekleştirebilmek için her gün daha çok çalıştığını ve Uzakdoğu’da çalışmalarına bu yönde hedefler koyduğunu söylüyor.
Uğur Rıfat Karlova Gösterileri

* Comedy Club (Tek Kişilik Gösteri) (Mart 2009- Günümüz)
* Ulusal Tayvan Normal Üniversitesi (Haziran 2009)
* Tayvan Komedi Show Açık Hava Gösterisi (Aralık 2009)
* Ulusal Tayvan Normal Üniversitesi Çin Yeni Yılı(Ocak 2010)
* Comedy Club Late Night Shows ( Mart- Nisan- Mayıs 2010)

Uğur Rıfat Karlova Reklamları

* 3M Masa Lambası.
* Biore Krem.
* Te Queiro Elmas Saatleri.
* FHM Magazin-Eclipse Candy.
* Gigabyte.
* Taypey Belediyesi.
* Nissan.
* PINPIE Popcorns.
* Fubon Bankası.
* Microsoft BING arama motoru reklamı(ABD).
* ECFA Kıta Çin-Tayvan Ekonomik İşbirliği devlet reklamı.
* Tayvan Turizm filmi Yilan Şehir tanıtımı.
* Daha az et,daha çok sebze-Çevre kampanyası.
* QUENNS Taki ve aksesuar.
* Avermedia, tanıtım reklamı.
* Ocean Spray-İçecek reklamı.

Uğur Rıfat Karlova Yer Aldığı Televizyon Programları

* Da Xue Sheng Le Mei- Öğrenci Eğlence-Sohbet programı.
* Zhuan Shı Ye Zhong Hui-Yetenek Şovu.
* Halin Hoca Merhaba- Eğlence-Sohbet Programı.
* Guo Min Da Hui- Tartışma-Sohbet Programı.
* Jiu Shı Ai Ba Mei- Eğlence Programı.
* Niu Dan Kuai Pao- Bağış amaçlı yarışma programı.
* Jin Wan Nali You Wenti- Sohbet Programı.
* WTO Jie Mei Hui- Sohbet Programı.
* De Jiang De Shı. Sohbet Programı.

Uğur Rıfat Karlova Kitapları

Çin’in Kendini Güçlendirme Dönemi (1861–1895) sırasındaki Askeri Modernleşme ve Li Hong Zhang’ın Etkisi (Yüksek Lisans Tezi 2009-Çin’in Yakın Tarihine Yolculuk ismi ile şu anda hazirlık aşamasında)

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Uğur Yücel kimdir, Uğur Yücel biyografi,

Pazartesi, Ekim 25th, 2010 | Kimdir? with Yorum Yok »

Uğur Yücel (d. 1957), Türk sinema oyuncusu, senarist ve yönetmen.

1957 yılında İstanbul’da doğdu. Aslen Kars ‘lıdır. İstanbul Belediye Konservatuarı Tiyatro bölümünü bitirdi. 1975-1984 yılları arasında Kenter Tiyatrosu, Tef Kabare Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu ve Şan Müzikholü’nde çeşitli oyunlarda oynadı. Selamsız Bandosu ve Muhsin Bey (1987) adlı filmlerdeki rolleri ile büyük çapta beğeni topladı.

Bunların dışında, Sezen Aksu ve Müjde Ar ile ayrı ayrı sahne şovları yaptı.

Televizyonda, Aziz Ahmet, Karanlıkta Koşanlar, Alacakaranlık ve Hırsız Polis gibi dizilerde oynadı; bunlardan Karanlıkta Koşanlar’ın tamamını ve Alacakaranlık’ın bazı bölümlerini (Alican Yücel takma adıyla) yönetti. Karanlıkta Koşanlar dizisinin senaryosunu, Ahmet Ümit’in polisiye öyküsünden uyarlayarak yazdı; Alacakaranlık’ın yazımına da katkıda bulundu.

Arabesk’le, ‘Sinema Yazarları Derneği En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu’, Muhsin Bey’le Antalya Film Festivali’nde ‘En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu’ ödüllerini aldı. İlk sekiz bölümünü çektiği İkinci Bahar adlı Tv dizisiyle İletişim Fakültesi En İyi Tv Yönetmeni Ödülünü aldı. Gemide ve Laleli’de Bir Azize filmlerinin müziklerini yaptı. Yönettiği ilk film olan Yazı Tura ile Antalya Film Festivali En İyi Film, En İyi Senaryo, En İyi Yönetmen ödülleri dahil 11 ödül aldı. En son, 2007 yılında sona eren Hırsız Polis isimli dizide rol aldı ve başrollerini Türkan Şoray ile birlikte paylaştığı Hayatımın Kadınısın adlı filmi çekti. 2008 yılında Türkiye’de bir ilk olan Kolay Gelsin adlı doğaçlama sit-com denemesinin yönetmeni oldu, ama proje uzun ömürlü olmadı.

Uğur Yücel son olarak, 18 Kasım 2008′den itibaren TV’de yayınlanmakta olan Canım Ailem adlı TV dizisinde başrol oynamaktadır.

Oyuncu Derya Alabora ile evlidir, İstanbul’da yaşamaktadır. Şu anda Ejder Kapanı adlı filmin yönetmenliğini yapmaktadır. Ayrıca kendisi Beşiktaş taraftarıdır.

Filmleri
Oyuncu

* Aşık Oldum 1985
* Teyzem 1986
* Milyarder 1986
* Selamsız Bandosu 1987 (Film)
* Muhsin Bey 1987 (Film)
* Arabesk 1988 (Film)
* Aziz Ahmet 1994 (TV Dizisi)
* Eşkıya 1996 (Film)
* Balalayka 2000 (Film)
* Karanlıkta Koşanlar 2001 (TV Dizisi)
* Alacakaranlık 2003 (TV Dizisi)
* Hırsız Polis 2006 (TV Dizisi)
* Hayatımın Kadınısın 2006 (Film)
* Canım Ailem 2008, Samim Yalçın (TV Dizisi)
* New York, I Love You 2009 (Film)
* Germany, Soul Kitchen 2009 (Film)
* Ejder Kapanı 2010, Çerkez (Film)

Yönetmen

* İkinci Bahar 1999
* Karanlıkta Koşanlar 2001
* Yazı Tura 2003
* Hayatımın Kadınısın 2006
* Sensiz iki gece 2009
* Ejder Kapanı 2010

Yapımcı

* Alacakaranlık 2003
* Yazı Tura 2003

Senaryo

* Aziz Ahmet 1994
* Karanlıkta Koşanlar 2001
* Yazı Tura 2003
* Ramon 2005
* Hayatımın Kadınısın 2006

Müzik

* Gemide 1998
* Laleli’de Bir Azize 1998

Kurgu

* Yazı Tura 2003

Ödülleri

* 24. Antalya Film Festivali, 1987, Muhsin Bey, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
* Siyad, 1989 Arabesk, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
* İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi, 1999 İkinci Bahar, En iyi Tv yönetmeni ödülü.
* 41. Antalya Film Festivali, 2004, Yazı Tura, En İyi Film
* 41. Antalya Film Festivali, 2004, Yazı Tura, En İyi Senaryo
* 41. Antalya Film Festivali, 2004, Yazı Tura, En İyi Yönetmen
* 16. Ankara Film Festivali, 2005, Yazı Tura, Mahmut Tali Öngören Özel Ödülü
* 10. Nürnberg Türkiye/Almanya Film Festivali, 2005, Yazı Tura, En İyi Film
* 24. İstanbul Film Festivali, 2005, Yazı Tura, En İyi Yönetmen
* 24. İstanbul Film Festivali, 2005, Yazı Tura, Halk Jürisi Ödülü
* 12. Adana Altın Koza Film Şenliği, 2005, Yazı Tura, En İyi Yönetmen
* 47. Mannheim- Heidelberg Film Festivali Yazı Tura, FIPRESCI Ödülü.
* İskenderiye Film Festivali, 2007, Hayatımın Kadınısın, En iyi Erkek Oyuncu

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Vedat Özdemiroğlu kimdir, Vedat Özdemiroğlu biyografi,

Pazartesi, Ekim 25th, 2010 | Kimdir? with Yorum Yok »

Vedat Özdemiroğlu (kısaca V.Ö. olarak da anılır) (d. 7 Kasım 1968) Türk mizah yazarı.

İ.U. İletişim Fakültesi’ni bitirdi. Yazarlığa Gırgır, Fırt ve Çarşaf dergilerinde yayımlanan notları ve kısa öyküleriyle başladı. Çeşitli gazete, radyo ve televizyon programlarında görev aldı. Alamet-i Farika ve Grey gibi reklam ajanslarında kısa süreli çalıştı.

Vedat Özdemiroğlu, şu anda Uykusuz’da yazarlık ve Kanaltürk’de Türkçe Sözülü Hafif Komik Programını yapmaktadır. maNga’nın “Dünyanın Sonuna Doğmuşum” klibinde başrol oynamıştır ve fanatik Beşiktaş taraftarıdır.
Eserleri

* Kaldırım Yazıları
* T. Chiller
* Gece Tarifesi
* Vedat Bey’in Görkemli Hayatı
* VÖSYM-1
* VÖSYM-2
* Selam Dünyalı Ben Türküm
* Deniz tarafındaki kale
* Beşiktaş Şiirleri

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Yalçın Menteş Kimdir, Yalçın Menteş Biyografi,

Pazartesi, Ekim 25th, 2010 | Kimdir? with Yorum Yok »

Yalçın Menteş (d. 1 Nisan 1960, İzmir), Tiyatro sanatçısı ve televizyon yıldızıdır.

Yalçın Menteş Production reklam ajansının kurucusudur. Tatlı Kaçıklar adlı diziyle televizyon ekranlarında parlamıştır.
Filmografisi

* Tatlı Kaçıklar
* Çarli
* Yalancı Romantik
* Sevda Tepesi

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Yasemin Yalçın kimdir, Yasemin Yalçın biyografi,

Pazartesi, Ekim 25th, 2010 | Kimdir? with Yorum Yok »

Yasemin Yalçın, (d. 1959, Malatya) Türk tiyatro oyuncusu, komedyen. Birçok film ve tiyatro oyunları bulunan oyuncu, 2009 yılında Suzan Kardeş tarafından çıkarılan Makyaj Odası Şarkıları albümünde seslendirdiği Taht Kurmuşsun Kalbime adlı şarkı ile albümde yer almıştır. Kızı Eda’nın şeker hastalığına yakalanması sonrasında oyunculuğuna ara vermiştir.Ünlü tiyatrocu İlyas İlbey’le evlenmiştir ve Fox (Türkiye)’de de Yasemince (2010, dizi) adlı programına devam etmektedir.
Filmografi
2008 Aman Annem Görmesin Kaçık Hatçe Oyuncu
2005 AB’nin Yolları Taştan Suzan Çekirdek Oyuncu
2002 Sana Bayılıyorum Oyuncu
2000 Yaseminnamecik Oyuncu
1997 İnce İnce Yasemince Kakılmış / Şuayip / Gülazer/Sürahi/Alican Oyuncu

Çekimlerine 1997 yılından itibaren başlayan ve birçok kahramanın yer aldığı komedi dizisidir.
1996 Mesela Dedik Oyuncu
1994 Yasemince Kakılmış/Gülazer/Sürahi Nine / Alican Oyuncu
1993 Haşlama Taşlama Oyuncu
1998 Varyemez Dürdane
1989 Talih Kuşu Leman Oyuncu
1987 Babamız Eğleniyor Elmas

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN