Spor

Güneş Şehri Kulesi

Pazartesi, Mart 19th, 2012 | Galeri, Spor with Yorum Yok »

Brezilya yaklaşan 2014 Dünya Kupası için kendini hazırlıyor ve en az onun kadar önemli bir spor organizasyonu da 2 sene sonra yine Brezilya’da olacak. Rio de Janeiro’da yapılacak 2016 Olimpiyatları ile birlikte, birçok yeni yapı inşaa edilecektir. Birçok projeden biri Güneş Şehri Kulesi, temiz, yenilenebilir enerji üretmek için tasarlanmış bir yapay şelale.

İsviçreli firma, RAAFA tarafından tasarlanan Solar City Tower 2016 Olimpiyat Oyunları için mimarlık yarışmasını kazandı. Güneş Şehri Kulesi Rio’nun Guanabara Bay adalarından biri üzerinde inşa edilecek.

Fotoğraflar








BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Vintage Cüce Güreşi Fotoğrafları

Pazar, Mart 18th, 2012 | Galeri, Spor with Yorum Yok »

Vintage Cüce Güreşi Fotoğrafları

Kesinlikle onları yermek adına vermiyoruz bu arşivi. Klasik görünümlerin kareler renk kattığı ortada.

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Milli atletin heykeli kaldırıldı

Cumartesi, Aralık 10th, 2011 | Spor with Yorum Yok »

Eski milli atlet Süreyya Ayhan Kop’un memleketi Çankırı’da 2003 yılında yapılan heykeli kaldırıldı.
Avrupa Şampiyonu başta olmak üzere bir çok başarıya imza attıktan sonra özel hayatı ile gündeme gelen ve dopingskandalıyla pistlerden uzaklaşan Süreyya Ayhan Kop’un 2003 yılında Çankırı İstasyon Meydanı’na dikilen heykeli, ’yıprandığı ve bakımsız kaldığı’ gerekçesiyle belediye meclisi kararı ile kaldırılarak, belediyenin asfalt şantiyesindeki deposuna konuldu.

Fen İşleri Müdürlüğü’nün teklif yazısı üzerine konuyu görüşen Belediye Meclisi, söz konusu heykelin alt kaidesinin kırılmış, üst kısmının da deforme olması ve bu hali ile tamir ve bakımının mümkün olmaması, kötü bir görünüm sergilemesi nedeniyle 06.10.2011 tarih ve 204 sayılı kararı oy birliği ile alarak kaldırılmasını kararlaştırdı.

Belediye Başkanı AK Partili İrfan Dinç, geçmiş yıllarda yapılan heykelin ciddi şekilde yıprandığını belirterek şunları söyledi:

“Mevcut hali ile bu heykelin üst kısmında Süreyya Ayhan’ın taşıdığı Türk Bayrağı bölümü iyice tahrip olmuş ve Türk Bayrağı katmanları açılmıştı. Bu hali eleştirilere de konu oluyordu. Heykelin Süreyya Ayhan’a benzemediği de zaten belirgin bir haldeydi.

Şehrin en önemli noktalarından birinde çirkin bir görünüm vardı. Bunu meclisimize sunduk ve oybirliği ile bu heykelin kaldırılması kararlaştırıldı. Şayet halkımızdan bu heykelin yeniden yapılması ile ilgili yoğun bir talep gelirse daha güzelini yaptırabiliriz.”

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Futbolun Che si Öldü

Pazartesi, Aralık 5th, 2011 | Dünya, Genel, Spor with Yorum Yok »

Futbolun Che si Öldü
Dünya futbolunun en önemli icracı ve fikir adamlarından biri olan ‘Doktor’ Socrates, 57 yaşında ülkesinde yaşamını yitirdi
Futbol tarihinin en büyük yıldızlarından biri olan Brezilyalı futbol efsanesi Socrates de bu dünyadan geçti. Ağustos ayında sindirim sistemindeki kanama nedeniyle yoğun bakımda kalıp iki haftada taburcu olan efsane, bağırsak enfeksiyonu nedeniyle cuma günü tekrardan Sao Paulo’daki Albert Einstein hastanesinde önceki gece 57 yaşında hayatını kaybetti.

19 Şubat 1954 doğumlu Socrates, futbol kariyerine Botafogo-Ribeirao Preto takımında başlamış, kariyerinin zirvesindeki yıllarını ise 1978’de geldiği Corinthians’ta yaşamıştı. Siyah-Beyazlı ekipte 6 yıl oynayan ve 297 maçta 172 gol kaydeden yıldız, Fiorentina, Flamengo ve Santos’ta forma giydikten sonra 1989’da 35 yaşında futbolu bıraktı.

Tabii ki dünya futbol sahnesindeki izleri bununla kısıtlı değildi. Tarihin ‘Dünya kupası kazanamamış’ en iyi milli takımı seçilen ve pek çok futbolseverin gönlündeki yeri tartışılmaz olan 1982’nin Brezilya’sının yolu ülkemizden de geçen Zico’yla beraber lideriydi. Zico, Junior, Falcao ve Eder gibi yıldızlara kaptanlık yapan Socrates’in takımı ikinci turda İtalya’ya 3-2 yenilerek kupaya veda etmiş ve futbolseverleri yıkmıştı. 1986 Dünya Kupası’nda yine Zico’lu kadroyla benzer akıbete uğradılar: Fransa karşısında Zico’nun penaltı kaçırdığı ve 1-1 biten 90 dakika sonunda penaltı atışlarının ilkini kaçıran Socrates takımını kurtaramadı.

Futbolun ‘Che’siydi

Saha dışındaki tavrı da onu unutulmaz yapmıştı. Tıp doktorası bulunan ve lakabı ‘Doktor’ olan Socrates, gündelik hayat ve siyasi konular üzerine fikirleriyle de topluma önderlik etmişti. Çocukluk kahramanları Fidel Castro, Che Guavera ve John Lennon olan efsane, Corinthians’da oynarken Corinthians Demokrasi Hareketi’nin kurucuları arasına girdi. Kulüpte her karar, yetkililerin, teknik ekibin ve futbolcuların katıldığı oylamayla alınıyordu. Socrates’in öncü olduğu sistem tuttu ve takım 1982’de Brezilya Ligi’nde yarı final oynadı. Eyalet liginde de 1982 ve 1983’te şampiyon oldu. Hareket 1984’te bitti.

Corinthians takımı o dönemde, askeri hükümete gönderdiği mesajlarla da ün salmıştı. Takım sahaya üzerinde “Seçim yapılsın” ve “Cumhurbaşkanını ben seçmek istiyorum” yazan pankartlarla çıkıyordu.

Evli ve 6 çocuk babası olan Socrates, liderlik ve insani ilişkiler üzerine seminerler veriyor, sosyo-kültürel projelere danışmanlık yapıyor, gazete ve dergilere makaleler yazıyordu. Socrates, 2014 Dünya Kupası’yla ilgili bir kitap yazacağını da söylemişti.

‘En iyi dostum içkim sigaram…’
Socrates’in ölümü üzerinde en önemli etken alkol ve sigara bağımlılığı olmuştu. Yıllar önce bu konudaki düşüncesini, “Alkol benim dostum ancak sahadaki performansımı etkilemiyor” şeklinde açıklamıştı. Ama hayatını etkilemişti: Sigara tiryakisi de olan Socrates, geçen ağustos ayından beri 3 kez hastaneye kaldırıldı. Eylül ayında aşırı alkol tüketimine bağlı sindirim sistemindeki kanama nedeniyle yoğun bakıma alınan Socrates 17 günlük tedavinin ardından taburcu edilmişti.

Socrates’in 11 yaş küçük kardeşi Rai de Brezilya Milli Takımı’nda 51 kez oynadı. Paris Saint Germain’in 1993-1998 arası kaptanlığını yapan oyuncu Galatasaray’la eşleşmede forma giymiş ve 1 gol atmıştı.

Zico’dan veda: Dr. Socrates’in ölümü…
Socrates’le beraber milil takımda forma giyen Zico, kendi internet sitesinden duygularını paylaştı. Zico, özetle şu ifadeleri kullandı: “Güne üzücü bir haberle uyandım. Milli takımdaki eski partnerim, onunla oynamak için Flamengo’ya geldiğim Socrates 57 yaşında ölmüştü. Zayıf olarak bilinen Socrates, enfeksiyon kapmış ve vücudunun kırılganlığı yüzünden bizi terketti. Gece karısı beni aradığında çok endişelenmiştim. Onun için ayın 28’inde Morumbi Stadı’nda bir All-Star maçı ayarlıyorduk ve ona ulaşmaya çalışıyordum. Telefonuna mesaj bıraktım, geri dönen karısı oldu. Hastaneye kaldırıldığını durumunun da ciddi olduğunu söyledi.

Korkutucuydu ama Socrates gibi adamların dayanıklılığına hep inanmışızdır. Buna emin olarak uyudum. Kaderin bize, en önemli parçalarından biri olduğu Brezilya futbolunun en önemli karar gününde Socrates’i getirdiğini bilerek de uyandım.

Socrates ‘isminden’ Brezilyalıydı: Socrates Brasiliero Sampaio de Souza Vieira de Oliveira. Futbolu kategori, klas ve zeka açısından futbol sahalarına sığmayacak şekildeydi. Doktorluğuna ek olarak, inandığı davalara da hep politik olarak bağlıydı. Sadık, azimli, dürüst ve samimiydi. Onunla 1982 ve 86 Dünya Kupaları’nda uzun süre beraberdim. Çokça gol ve hikayemiz var ama o Flamengo’da oynarken 1986’da Rio’da yaşadığımız dönem bizi daha çok birbirimize bağlamıştı. Çocuğu, şimdiki ‘Zico Futbol Merkezi’nin o dönem tohumlarının atıldığı ‘New Generation’da oynamıştı. Dostluğumuz pekişmişti. Şimdi söyleyecek çok fazla şey yok. Sadece iyi hatıraları düşünüp, duygularımı ailesine gönderiyorum. Huzur içinde uyusun.”

Fener’e karşı da oynamıştı
‘Doktor’ Fiorentina’dayken, 1984-85 sezonunda UEFA Kupası’nda Fenerbahçe’yle eşleşmişlerdi. 19 Eylül 1984’te İstanbul’daki ilk maçta Socrates vasat oynasa da ‘Mor Menekşeler’, Eraldo’nun golüyle 1-0 kazanmış, o gün Hürriyet’te yorum kaleme alan Birol Pekel, ‘Socrates gelmedi mi?’ başlığını atmıştı. Socrates’in iyi oynadığı rövanşta Fiorentina yine 2-0 yenmişti.(radikal)

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Teröriste tahliye taraftara hapis …

Çarşamba, Kasım 30th, 2011 | Spor with Yorum Yok »

Mersin’de polise ve bankalara molotof atanlara mahkemeden “tahliye” çıktı.. Hakkari’deki görüntüler ise mahkeme kararından daha etkileyici: Polis ve göstericiler sokaklarda çatışıyorlar.Ya tribündeki taraftarlar !
ŞİDDET YASASI TAHRİK EDİYOR..
Mersin’de polise ve bankalara molotof atanlara mahkemeden “tahliye” çıktı.. Hakkari’deki görüntüler ise mahkeme kararından daha etkileyici: Polis ve göstericiler sokaklarda çatışıyorlar.. Çatışma alanında bir de ilkokul var.. O sırada zil çalıyor ve çocuklar evlerine gitmek üzere, yola çıkıyorlar.. Polis megafonu eline alarak, göstericilere; “5 dakika ara verin, öğrenciler çıkıyor”.. diyor.. Yani devlet basket maçındaki koç gibi, göstericiden, terör yanlısından “mola” istiyor.. Sonra “oyuna” devam edecek.. Okul müdürü de sokaktaki kargaşayı gördüğü halde, okulun kapılarını kapatıp, öğrencileri bekletmiyor.. Hadi okul müdürü görmedi, duymadı.. 155 denilen polis merkezi de okul müdürünü arayıp, “öğrencileri sokağa bırakma, çatışma var” demiyor.. İçişleri Bakanı’da bu manzarayı garip bulmuyor.. Yani molotof ve taşların havada uçuştuğu bir sokakta, tüm ülke yetkilileri açısından, hayat “normal” devam ediyor.. Gelelim batıya; Polis artık cop bile kullanmıyor.. İşin kolayı bulunmuş.. Oturduğu yerden sıkıyor biber gazını geçiyor.. Kimyasal maddeymiş, vücuda zarar verirmiş, astımlısı varmış, kanserlisi varmış, devletin umurunda değil..

Tribünlerdeki taraftar, birbirine dokunmaksızın, karşılıklı olarak küfür etse dahi, binlerce lira ceza.. Molotof atmak yerine, meşale yakmayı tercih etse, doğru kodese.. Üstelik “fişlenmesi” de caba.. Nefes almak yok, nefes aldırmak yok.. Maça gidiyorum diye yola çıkan vatandaşın, dönüşte karakolluk olması büyük olasılık.. Yani bu yasayla, taraftarı büyük mercek altına alan, çok gereksiz uygulamalar olacak.. Tahrik edici pankarttan tutun da, küfürlü slogana kadar herşey yasaklandı.. Acaba yayıncı kuruluş, evde mısır ve kola eşliğinde, vatandaşlarımızın daha keyifli maç seyredebileceği konusunda, hükümetimizi ikna etmiş olabilir mi? İnsanların aklına bu geliyor.. Karakolluk olma riskini sıfırlamak için insanlar evlerini tercih edecekler.. Çünkü “vur” deyince “öldür” anlayan bu hükümet, gerçekten şiddete karşı olsaydı, tahrik edici pankartla uğraşacağına, güneydoğuda ihtiyarlara satılan kızlarımızı koruma altına alır, kuma üzerine kuma getirilen kadına sahip çıkar, molotofçulara göz açtırmaz, “anlaşmalı sokak oyunlarına” dönüşen tedhiş hareketleri yaratanların burnundan getirirdi.. Yoksa; Şiddet dediğiniz şey, batıda farklı, doğuda farklı mı can yakıyor?.

ABİDİN TEKİN /KARŞIYAKA

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Gece Sörfü (HD Video)

Pazar, Temmuz 31st, 2011 | Spor, Video with Yorum Yok »

Gece Sörfü (HD Video)


BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Yunanistanda Rekora Dalış (Video)

Çarşamba, Mayıs 25th, 2011 | Dünya, Spor, Video with Yorum Yok »

Yunanistan’da son ayağı yapılan 2011 Red Bull Uçurum Atlayışı Dünya Kupası’nda yarışmacılar ölüme meydan okudu. Atlayışta rekor, 27 metre oldu
Red Bull’un sponsorluğunda gerçekleşen üçüncü ‘Cliff Diving World Series’de heyecan devam ediyor. Yarışmanın üçüncü ayağının gerçekleştiği Atina yakınlarındaki Vouliagmeni Gölü’nde 12 sporcu, kazanmak için ölüme meydan okudu. 9 bin kişinin izlediği yarışmada, geçtiğimiz yılın şampiyonu İngiliz Gary Hunt, 3 dakika 5 saniyede 27 metreden atlayarak, birinci oldu. 26 yaşındaki sporcu “Şampiyon olmak için hayatımın her aşamasını kontrol altına aldım. Adrenalin ve spordan başka hiçbir şey düşünmez hale geldim. Önümdeki dört yarışmayı da kazanarak, bu yıl da lider olmak istiyorum” dedi.
Yarışmanın ikinciliğini ise 26.8 metreyle Rus sporcu Artem Silchenko, üçüncülüğünü ise Çek Cumhuriyeti’ni temsil eden Michal Navratil kazandı. Dünyanın en zorlu sporlarından biri olan uçurum atlayışı/yüksekten atlama, ya da bilinen adıyla ‘Cliff Diving’de yarışçıların yükseklikleri 23’le 28 metre arasında değişen rampalardan yaptığı dalış ve akrobatik atlayışlar değerlendiriliyor. Saatte yaklaşık 100 kilometre hızla su yüzeyine çarpan sporcuların, formlarını ve hareketlerini koordine etmeleri için yaklaşık üç saniyeleri var.

VIDEO

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

1,5 yaşında transfer oldu

Perşembe, Nisan 28th, 2011 | Spor, Video with Yorum Yok »

1,5 yaşında transfer oldu
Hollanda bugünlerde henüz 1,5 yaşında olan ancak bir futbol takımıyla 10 yıllık anlaşma imzalayan Baerke van der Meij’i konuşuyor.
Babası Jorg’un YouTube’a koyduğu videoda, üç topu oyuncak kutusuna tek vuruşta sokmayı başaran ufaklık yaklaşık bir milyon tık aldı.
Baerke’nin vaktiyle dedesinin de profesyonel futbolcu olarak oynadığı Venlo şehrindeki VVV adıyla da bilinen Venlose Voetbal Verenigin futbol takımı, yetenekli miniği kaçırmadı.

VVV’nin yıldız oyuncusu Ken Leemans ile salı günü De Koel stadyumunda antrenman yapan Baerke’ye kulüpten sembolik kontrat teklifi geldi.

VVV Venlo’dan yapılan basın açıklamasında, “Küçük futbol yıldızının pozisyonuna henüz karar verilmedi. Ama çok iyi vuruş tekniğine sahip, azimli bir sağ ayak oyuncusu olduğunu söyleyebiliriz. En önemlisi de; futbol genini büyükbabasından almış olması” denildi.(gazeteport)

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Kapuera – Kapoera – Kapueyra (Capoeira)

Pazar, Aralık 26th, 2010 | Galeri, Spor with Yorum Yok »

Kapuera – Kapoera – Kapueyra (Capoeira)
Capoeira, (ka-pu-ey-ra şeklinde okunur) Brezilya asıllı bir savunma sanatıdır. Brezilya Portekizcesi’nde kelime anlamı büyük ormanlarda küçük ağaçsız alandır. Dövüş sanatının adı da buradan gelmektedir.

Brezilya’ da yaşayan Afrika asıllı kölelerin kendilerini savunmak için geliştirdikleri bu saldırı kökenli spor bugün Brezilya başta olmak üzere Dünyanın 48 ülkesinde resmi olarak yapılmaktadır. Estetik görünümü ve katı formlara sahip olmayışı Capoeira’ yı diğer savunma sanatlarından ayırır. Bir çok insana göre Capoeira bir savaş sanatı, savunma sanatı ya da sadece bir dans olabilir. Brezilya’daki Capoeira’nın kökenlerini yaratan köleler için Capoeira ‘Özgürlüğe giden yol’ olarak kabul görmüş. Eğer siz Capoeira ile ilgileniyorsanız ya da yapıyorsanız, cevabını çok rahatlıkla verebilirsiniz.

Capoeira, RODA adı verilen insanlardan oluşan bir çember ya da yuvarlak daire ya da yarım daire içerisinde 2 kişi ile belli stillerde ve ritimlerde oynanan bir oyundur. Bu oyunun adı JOGO’ dur. RODA çemberinin ve JOGO ( jogu ) oyununun belli töresel kuralları vardır. RODA, orkestra’yı da içinde barındırır.Oyun müzik eşliğinde,saldırı ve savunma kavramları temel alınarak oynanır.Bu oyunda rakipler birbirlerine ağırlıklı olarak zihinsel ve bunun yanında fiziksel üstünlük sağlamaya çalışır. Fakat saldırılar ve üstünlük kurma,yıkma anlamında deil aksine birliği ve uyumu sağlamak içindir.

Capoeira 2 temel stil halinde oynanan bir oyundur.ANGOLA ve REGIONAL.Her iki stildede kurallar,oyunun anlamı ve amacının bilinmesi ,uygulamaktan çok daha önemlidir.

Capoeira’yı özel yapan şey budur.

Capoeira ile ilgilenen bir kişi, öncelikle bu kültürün gerçek felsefesini ve kurallarını öğrenebilmek için kesinlikle bir hocadan eğitim almalıdır.

Capoeira, amacı ,felsefesi,geleneksel kuralları,orkestrası,enstrüman, ritim ve şarkıları ,oyunu ile bir bütündür.Capoeira’da kurallar gelenekseldir ve çok önemlidir.

001

Picture 1 of 59


BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

8. Gay Olimpiyatları (Foto Galeri)

Pazar, Aralık 5th, 2010 | Galeri, Spor with Yorum Yok »

8. Gay Olimpiyatları (Foto Galeri)
1982 yılında yapılmaya başlanan ve bu sene Almanya’nın Köln kentinde 8. si düzenlenen Gay oyunları ilginç görüntülere sahne oldu.

2535302

Picture 1 of 20

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

İlk Fransa Bisiklet Turu (Foto Galeri)

Pazar, Kasım 21st, 2010 | Spor with 3 Yorum

İlk Fransa Bisiklet Turu (Foto Galeri)
Fransa Bisiklet Turu (Fransızca: Tour de France), bisiklet sporunun en prestijli yarışlarından biri.

İlk olarak 1903 yılında yapılan yarış zamanla sporun en önemli organizasyonu haline gelmiştir. Özellikle 1960′lardan sonra popülaritesi iyice artan tur, son yıllarda uluslararası niteliğini pekiştirmiştir. Artık Fransa Turu’nun etapları, Benelux ülkeleri, İtalya ve İsviçre’yi de kapsayacak şekilde düzenlemektedir. ZDF, Eurosport, Rai Sport gibi dünyanın önemli spor yayıncılarının üç hafta boyunca canlı olarak ekrana getirdiği Fransa Bisiklet Turu, yıllık spor organizasyonları arasında yayını en fazla izlenen spor yayınları arasında bulunmaktadır.

Fransa Turu’nu en çok kazanan isim, 2005′teki üst üste 7. şampiyonluğunun ardından sporu bıraktığını açıklayan Amerikalı pedal Lance Armstrong’dur. Armstrong’dan sonra en fazla şampiyonluk yaşayan isimler beş zaferle Eddy Merckx, Bernard Hinault, Miguel Indurain ve Jacques Anquetil’dir.

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Sebastian Vettel Formula 1 2010 Dünya Şampiyonu

Pazar, Kasım 14th, 2010 | Spor with Yorum Yok »

Sebastian Vettel Formula 1 2010 Dünya Şampiyonu

F1′de sezonun son yarışı olan Abu Dabi Grand Prix’i yapıldı. Alonso’nun hayalkırıklığı yaşadığı yarışta mutlu sona ulaşan Red Bull pilotu Sebastian Vettel, tarih yazdı..

Sezonun son yarışı olan Abu Dabi Grand Prix’i, şampiyonluk şansı bulunan Fernando Alonso, Mark Webber, Sebastian Vettel ve Lewis Hamilton’ın mücadelesine sahne oldu.

Sorunsuz geçilen formasyon turunun ardından yarış başlarken, pole pozisyonundaki Vettel, ilk sıradaki yerini kaptırmadı, Button ise Alonso’yu geçip 3. sıraya yükseldi. Hamilton ise 2. sırada yer aldı. Daha ilk tur bitmeden spin atan Michael Schumacher’in aracına geriden gelen Liuzzi çarpınca, güvenlik aracı piste girdi.

Güvenlik aracının 5. turda pistten çıkmasıyla yarış bir anlamda yeniden başlarken, 12. turda Mark Webber pit stop yaptı.

Alonso 16. turda pite girerken; Webber’den önce piste dönmeyi başardı ve 12. sırada yer aldı.

24. turda Petrov’a riskli bir atak yapan Alonso, kazanın eşiğinden dönerken, pite giren Hamilton; yarışa 5. sırada döndü.

25. turun hemen başında Vettel pite giren bir diğer isim olurken, pit stop yapmayan Button’un arkasında 2. sırada piste geldi ve önemli bir avantaj elde etti.

34. turda 10. sırada yer alan Alonso, pitten çıktığından bu yana geçemediği Petrov’a atak yapmaya devam etti.

37. turda Hulkenberg pite girince; Alonso 9. sıraya; Webber ise 10. sıraya yükseldi. Buemi’nin de pite girmesi sonucu; şampiyonluk adayları 1′er basamak daha çıktılar..

40. turda Button pit stop yaptı; Red Bull pilotu Vettel liderliği ele geçirmeyi başardı. Button da yarışa 4. sıradan döndü.

47. turda Kubica ilk kez pite geldi ve yarışa 5. sıradan geri döndü; bu, Alonso’nun işine gelmedi ancak 7. sıraya yükseldi. Webber de 8. sırada yer aldı.

Kalan turlarda Petrov’u bir türlü geçemeyen Alonso 7. sırada kalınca, yarışı kazanan Vettel, F1 tarihinin 32. şampiyonu oldu.

Abu Dabi’daki yarışı kazanan Sebastian Vettel, 256 puanla mutlu sona ulaştı ve F1′de dünya şampiyonu olan en genç pilot unvanını eline geçirerek tarih yazdı.

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN