
Arap Baharı’na yoksa ‘pabuç devrimi’ demek lazım? Arap sokaklarında diktatörlere karşı yumruklarla birlikte pabuçlar kalkıyor. Öfkeyi ve daha önemlisi birilerini aşağılama hissini temsil ediyor. En son önceki gün Kahire’de pabuçlar 5 Mısırlı polisi öldüren İsrail’e karşı kalktı. Dünya bu diyarda ilk pabucu, Iraklı gazeteci Muntezar el-Zeydi’nin elinde eski ABD Başkanı George W. Bush’a doğru ilerken gördü. Zeydi öfkesini içinde tutmak yerine Arap aleminin en aşağılayıcı yönetimini tercih ederek işgale ‘Hayır’ demişti. Ardından yırtık pırtık pabuçların sokak aralarındaki kavgalardan diplomasi koridorlarına, konferanslardan şık imza günlerine ve Arap Baharı’na uzanışına tanık olduk.
Veda öpücüğü
14 Aralık 2008’de Bağdat’a veda ziyaretinde Bush’a tepki olarak fırlattığı pabuç hedefini vurmadı ancak uluslararası alanda siyasi tepkinin diline dönüştü. Zeydi’nin tek tek fırlattığı pabuçlardan kıvrak hareketleri ve yanı başındaki Irak Başbakanı Nuri el Maliki’nin kalkanı sayesinde kurtulan Bush, Ortadoğu’nun en aşağılık ve küçük düşürücü eyleminin ilk ‘vitrin mankeni’ oldu. Pabucu fırlatırken Bush’a “Bu sana Irak halkının veda öpücüğüdür, köpek” diye seslenen Zeydi, ikincisini de “Bu da dullar, yetimler ve Irak’ta ölen herkes için” sözleriyle savurdu.
Fırlattığı ayakkabıların Türk üreticisi Ramazan Baydan da bir hafta içinde 300 bin sipariş alarak cebini doldurmuştu. Lübnan’da bir televizyon kanalında çalışmaya başlayan Zeydi, eyleminden sonra tutuklanıp 7 ay hapis yattıktan sonra serbest bırakıldı. Guardian’a yazdığı makalede eylemi neden yaptığını anlatan Zeydi, ülkesinin işgal altında olmasını küçük düşürücü kabul ettiği için aynı yolu ‘işgalci Bush’a’ karşı kullanmak istemiş. Zeydi, “Bush’un suratına ayakkabıyı fırlattığımda onun yalanlarına, benim ülkemi işgaline ve halkımı öldürmesine olan tepkimi göstermek istedim” sözleriyle eyleminin arkasında durdu.
Pabucun ‘söz kadar’ etkili olduğu Ortadoğu’dan çıkan eylem, sonraki yıllarda tüm dünyaya yayılsa da yine en çok demokrasi yanlısı eylemcilerin doldurduğu Arap meydanlarında havalandı pabuçlar…
Pabucun küresel serüveni
Kahn’a Türk pabucu: Manhattan’da bir otel odasında temizlik görevlisini taciz ettiği iddiasıyla hakkında dava açılan eski IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn da Ekim 2009’da Türkiye ziyareti sırasında pabucun hedefi oldu. Bilgi Üniversitesi’ndeki panele katılan Selçuk Özbek’in “IMF Türkiye’den defol” sloganı atarak fırlattığı pabuç konuşma yapan Strauss-Kahn yerine önünde soru soran diğer bir öğrenciye isabet etti.
Ahmedinecad da hedefte: İran Devlet Başkanı Mahmud Ahmedinecad’a da 6 Mart 2009’da Urumiye’ye yaptığı bir gezi sırasında pabuç fırlatılmıştı. Dökme Kurşun’a Operasyonu’na pabuç: İsrail’in 2008’in aralık ayında Gazze’ye yönelik başlattığı 3 hafta süren Dökme Kurşun Harekatı protesto eden yaklaşık 5 bin Filistin destekçisi, Londra’daki İsrail Büyükelçiliği önünde pabuçlarını bırakarak tepkilerini göstermişti.
Blair’e ‘yumurtalı pabuç’: Eski Britanya Başbakanı Tony Blair, ‘A Journey’ (Bir Yolculuk) isimli kitabının imza günü için 4 Eylül 2010’da gittiği İrlanda’nın başkenti Dublin’de savaş karşıtlarının pabuçlarıyla karşılandı. İmza gününün yapılacağı kitapevinin önünde toplanan kalabalık “Hey Tony, bugün kaç çocuk öldürdün? Savaş suçlusu!” sloganları atarak önce yumurtalı ardından pabuçlu saldırıya geçti.
Komşuya IMF tepkisi: Yunanistan Başbakanı George Papandreou, 11 Eylül 2010’da Selanik Uluslararası Ticaret Fuarı’nda IMF, AB ve Avrupa Merkez Bankası’nın tasarruf planlarını kabul ettiği için pabuçla protesto edildi. Müşerref’i de vurdu: Eski Pakistan Devlet Başkanı da 6 Şubat 2011’de Londra’nın Walthamstow mahallesindeki Pakistanlılara seslenirken bu aşağılayıcı eylemden nasibini aldı.
Arap Baharı’nda pabuçlar havada: Tunus’ta geçen yıl aralıkta başlayıp tüm Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı saran isyan dalgası sırasında demokrasi yanlısı göstericiler diktatörlere ve rejimlere tepkilerini pabuçlarıyla gösterdi. Tunus’tan Mısır’a, Suriye’den Libya’ya meydanları dolduran muhaliflerin en büyük silahıydı pabuçlar.
Şapkayla sayar, pabuçla aşağılar
Tarih boyunca insan anatomisi diziliş itibariyle aslında sosyal bir hiyerarşinin de haritasını oluşturmuştu. Osmanlı döneminde toplumdaki statüler önce başa konan kavuklarla belirlenmeye başlamış, kişiler bele takılan kemerlerden ayağa giyilen çarığa kadar çeşitli seviyelerde toplumda kendilerine yer edinmiş. Günümüzde de saygınlığın sembolü olarak anatomimizin en üst seviyesindeki şapka çıkarıldığı an saygıyı ifade ediyor.
Bunun tam tersi olarak anatomimizin yerle temas eden en alt seviyedeki pabucu fırlatmak bir o kadar aşağılayıcı görülür. Özellikle Arap dünyasının benimsediği bu anatomik hiyerarşi öyle simgesel bir hal almış ki, birinin önünde bacak bacak üstüne atıp pabucun altını göstermek bile en az fırlatmak kadar kaba bir davranış olarak algılanıyor.
Devamını Oku »
BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN