İstanbul Bienali’ne Özel mekan

Perşembe, Eylül 8th, 2011 | Kültür Sanat with Yorum Yok »

İstanbul Bienali'ne Özel mekan

Sanat otoritelerince dünyanın en prestijli sanat etkinlikleri arasında gösterilen İstanbul Bienali’nin bu seneki sergi mekânı da çok özel. Sanatsal ifadenin asıl biçimi olan serginin önemine yeniden dikkat çekmeyi amaçlayan ve bu amaç doğrultusunda bienali yapıtların sunumuna, birbiriyle ilişkisine öncelik tanıyacak şekilde tek bir mekânda toplamayı tercih eden küratörler Adrianwo Pedrosa ve Jens Hoffmann, sergi mekânını Pritzker ödüllü dünyaca ünlü mimar Ryue Nishizawa’ya tasarlattı.
Japon mimar Nishizawa, çelik ve alçıpan konstrüksiyonlarla Antrepo 3 ve 5’in içini hayli işlevsel bir sergi alanına dönüştürdü. Geçen yıl kasım ayında başlayan tasarım süreci boyunca Nishizawa, mekânda gezen seyircilerin karma ve solo sergileri birbirinden ilk algıda ayırabilmesi için mekânı, her sanatçıya maksimum özgürlük sağlayacak şekilde, her sanat eseri ayrı bir pavyonmuş gibi tasarladı. 

‘Asya ve Akdeniz karışımı’
İstanbul’a ve onun çokkültürlü yapısına, kaotik hayat tarzına uyum sağlayacak bir mekân tasarlamayı amaçladığını belirten Nishizawa, İstanbul hakkındaki düşüncelerini şöyle ifade etti: “İstanbul yapıları sanki Asya ve Akdeniz tarzının bir karışımı gibiler. Bu şehirde özellikle Boğaz ve orta kısımdaki topografya çok hoşuma gidiyor. Umarım bir gün bu topografya ve denizi birleştirecek bir proje üzerinde çalışabilirim.”
1995 yılında mimar Kazuyo Sejima ile birlikte SANAA’yı kuran Nishizawa’nın ünlü tasarımları arasında New York’taki The New Museum of Contemporary Art, Japonya’daki 21st Century Museum of Contemporary Art’ın yanı sıra Christian Dior ve Prada gibi markaların butikleri var. İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Koç Holding sponsorluğunda düzenlenen 12. İstanbul Bienali, 17 Eylül-13 Kasım tarihleri arasında yapılacak.

Devamını Oku »

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Osmanlı sanatı Paris’e taşınıyor

Perşembe, Eylül 8th, 2011 | Kültür Sanat with Yorum Yok »

Osmanlı sanatı Paris'e taşınıyor

Osmanlı sanat eserleri Paris’e taşınıyor. Sotheby’s Paris, tarafından düzenlenecek bir sergi, Jean Jacques François Riviére’in 1697 tarihli ‘Türk Kıyafetlerinde Bir Figür’ ve Melchior Lorichs’in ‘Kanuni Sultan Süleyman’ın Portresi’ adlı eserleri yer alıyor. Gümüş işi, seramik, dokuma, hat ve Turqueries sanatlarının seçkin örnekleri de serginin kapsamında.
19 – 22 Eylül arasında düzenlenecek ‘Turkophilia Revealed’ adındaki sergi yine aynı tarihlerdeki 14. Uluslararası Türk Sanatı Kongresi süresince gezilebilecek. Sotheby’s Paris’ten Edward Gibbs sergiyi “Osmanlı İmparatorluğu döneminde üretilmiş olan sanat eserlerinin en başarılı örneklerini görme fırsatı sunan” bir etkinlik olarak nitelendiriyor.

Devamını Oku »

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Yapı Kredi’de sıra dışı enstelasyon

Çarşamba, Eylül 7th, 2011 | Kültür Sanat with Yorum Yok »

Yapı Kredi'de sıra dışı enstelasyon

Yapı Kredi Kültür Merkezi, 12. İstanbul Bienali’ne paralel olarak sıradışı bir ses enstalasyonuna ev sahipliği yapacak. ‘Aktif Strüktürler v1.1: Akustik Formasyon/İstiklâl Caddesi’ başlıklı sergi kapsamında Yapı Kredi’nin Galatasaray’a bakan cephesinde mimari yapıyı görsel performansla hareketli hale getiren bir enstalasyon sergilenecek. Bu amaçla Taksim’den Tünel’e kadar olan yolda kaydedilen ses dalgaları, binanın 200 m2’lik dış cephesine yansıtılacak. Türünün bu ölçekteki ilk örneği olan enstalasyonun sergisi, 16 Eylül-30 Kasım tarihleri arasında görülebilecek. Sanatçı Refik Anadol ve mimar Alper Derinboğaz’ın birlikte hazırladığı enstalasyon, mekân ve ses arasındaki ilişkiyi, İstiklâl Caddesi’nin çok katmanlı akustik belleği üzerinden inceliyor.

Devamını Oku »

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Süreyya Berfe, Melih Cevdet ödülünü aldı

Çarşamba, Eylül 7th, 2011 | Kültür Sanat with Yorum Yok »

Süreyya Berfe, Melih Cevdet ödülünü aldı

Bu yılki Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü’nü ‘Seferis ve Üvez’ şiir kitabıyla kazanan Süreyya Berfe’ye ödül çeki ve plaketi verildi. Türkiye Yazarlar Sendikası ile Milas-Ören Belediyesi’nin 2-3 Eylül tarihlerinde düzenlediği Melih Cevdet Anday Günleri ve Kültür Şenliği’nde ödülünü alan Berfe, “Melih Cevdet’in tüm şiir dönemi üzerine kapsamlı bir inceleme yoktur. Bundan sonra da olamaz. Çünkü itiraf edelim, buna bugünkü kültürümüzün derinliği yetmez” diye konuştu.
Etkinlikler kapsamında ayrıca Müslim Çelik ve Sennur Sezer, Anday’ın şiirleri, Mehmet Zaman Saçlıoğlu denemeleri, Adnan Özyalçıner romanları üzerine konuştu. Etkinlikte Ayşegül Yüksel’in ‘Melih Cevdet Anday’ın Tiyatrosunda Zaman Algısı’ başlıklı bildirisini Mustafa Köz sundu.

Devamını Oku »

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Doğu Yücel’den ‘Varolmayanlar’

Çarşamba, Eylül 7th, 2011 | Kültür Sanat with Yorum Yok »

Doğu Yücel'den 'Varolmayanlar'

‘Küçük Kıyamet’ ve ‘Okul’ filmlerinin senaryolarını yazan Doğu Yücel’in yeni romanı ‘Varolmayanlar’, Doğan Kitap’tan çıktı . ‘Varolmayanlar’, fantastik ile gerçekliğin sınırlarını zorlayan sürükleyici bir macerayı anlatıyor. Kaos çağı başlamıştır ve bu sırada İstanbul’daki bir çöplükte bulunan tufaf bir günlüğün, olan biteni anlamak için ‘anahtar’ olduğu iddia edilmektedir.
Yazar okuru ‘Hayalciler’ ile ‘Gerçekçiler’in yaşamlarına tanık olmaya davet ediyor.

Devamını Oku »

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Beyoğlu’nda 5. Sahaf Festivali başlıyor

Çarşamba, Eylül 7th, 2011 | Kültür Sanat with Yorum Yok »

Beyoğlu'nda 5. Sahaf Festivali başlıyor

Beyoğlu Belediyesince estivale bu yıl 72 sahafın katılacak ve birbirinden değerli koleksiyonlar, asırlık kitaplar ve eserler yer alacak.

Beyoğlu Belediyesince her yıl Taksim Gezi Parkı’nda düzenlenen Sahaf Festivali’nin bu yılki adresi Tepebaşı. 6-18 Eylül 2011 tarihleri arasında Tepebaşı’nda TRT binası yanındaki festival alanında değerli koleksiyonlar, asırlık kitaplar ve eserler 12 gün boyunca kitap tutkunlarıyla buluşacak.
 
5. Sahaf Festivali’ne bu yıl Beyoğlu, Kadıköy, Moda, Sarıyer, Ortaköy, Beyazıt ve Şişli başta olmak üzere İstanbul’un birçok ilçesinden ve semtinden toplam 72 sahaf katılırken, Ankaralı sahaflar da festivalde stant açacak. Edebiyat söyleşilerinin yer alacağı festivalde bir de kitap müzayedesi düzenlenecek.(CNNTÜRK)

Devamını Oku »

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Bu filmlere dikkat

Çarşamba, Eylül 7th, 2011 | Kültür Sanat with Yorum Yok »

Bu filmlere dikkat

THE FUTURE
Miranda July

Dünya prömiyerini Sundance’te yapan ve eleştirmenlerden övgü toplayan film, yaşamlarına yeni bir bakış açısı kazandırmaya çalışan bir çiftin öyküsünü anlatıyor. Filmde, Miranda July’nin kendini canlandırdığı otuzlu yaşlarındaki Sophie’ye Hamish Linklater eşlik ediyor.

TİRANOZOR
Paddy Considine

İskoç oyuncu Paddy Considine, hem senaristliğini hem yönetmenliğini üstlendiği ilk filmi ile bu yıl Sundance’den hem ‘En İyi Yönetmen’, hem ‘Jüri Özel Ödülü’, Münih’ten ise ‘En İyi İlk Film Ödülleri’ ile döndü.

ÖLÜM DENİZİ
Na Hong-Jin

Kuzey Kore, Güney Kore ve Çin arasına sıkışmış Yanji kentinde geçen ‘Ölüm Denizi’, araba kovalamacaları, cinayetler ve bıçaklı kavgalarla dolu bir aksiyon-gerilim filmi.

ALMANYA’YA HOŞ GELDİNİZ
Yasemin Şamdereli

Film bu yıl Alman Film Ödülleri’nden ‘En İyi Senaryo Ödülü’ ile döndü. Film, 1964 yılında Almanya’ya giden 1 milyon birinci ‘misafir işçi’ olan Hüseyin Yılmaz’ın öyküsünü anlatıyor. Gösterildiği Berlin Film Festivali’nde de büyük ilgi görmüştü.

ERKEK FATMA
Céline Sciamma

1980 doğumlu genç Fransız yönetmenin filmi, oyunlar, çocuk dünyası ve mutlu güzel yaz günlerini fon alarak cinsiyetle ilgili kalıpları inceliyor. Film Berlin’den ‘Jüri Ödülü’ ile dönerken, Philadelphia, San Francisco ve Torino’da düzenlenen ‘Gay-Lezbiyen’ filmleri yarışmalarından ödüllerle döndü.

RUH EŞİM
JEAN-MARC VALLÉE

‘C.R.A.Z.Y.’ ile dünya çapında ilgi toplayan yönetmenin, Venedik Film Festivali’nde prömiyeri yapılan üçüncü filmi biri 1960’ta, diğeri günümüzde geçen ama birbirine paralel ilerleyen iki farklı olay örgüsünü bir şarkı ve bir mekânı birleştirerek izliyor.

BEGINNERS
Mike Mills

Yıllar süren evliliğinden sonra, karısının ölümü üzerine eşcinsel olduğunu açıklayan 75 yaşında bir baba ve oğlu arasındaki ilişkiyi ve içten sevgiyi anlatan bir komedi. Yönetmenin ilk filmi ‘Başparmak’ İstanbul Film Festivali’nde gösterildiğinde büyük ilgi toplamıştı.

ŞEYTANIN İKİZİ
Lee Tamahori

Dünya prömiyerini Sundance’te yapan film, Saddam Hüseyin’in oğlu Kara Prens Uday Hüseyin ile kendisine benzerliğinden dolayı görevlendirdiği subay Latif Yahya’nın ilişkisini ele alıyor.

TATİLDE KATİL
Guillaume Nicloux

Tet mekanda geçen film, hareketli bir cinayet komedisi. Cinsel hayatlarını canlandırmak ve evliliklerini kurtarmak amacıyla bir otele giden bir çift, meşhur bir opera sanatçısının ölümü üzerine baş şüpheli durumuna düşüyor. 

JANE EYRE
Cary Joji Fukunaga

Charlotte Bronte’nin klasik başyapıtı yeniden beyazperdede. Film, bir yetim olarak geldiği malikaneyi yıllar sonra terk eden Jane Eyre’in bu kararının ardından olanları anlatıyor.

BUNLAR DA VAR 
* OYUNUN SONU / J.C. Chandor 
* MY PIECE OF THE PIE/ Cédric Klapisch 
* DÜNYADA BİR GÜN/ Kevin Macdonald 
* AŞKIN FORMÜLÜ YOK/ Andreas Öhman 
* HIRSIZ KEDİ PARİS’TE / Jean-Loup Felicioli & Alain Gagnol 
* UYUYAN GÜZEL/ Julia Leigh 
* LA GUERRE EST DECLARÉE / Valérie Donzelli 
* OLMAK İSTEDİĞİM YER/ Paolo Sorrentino 
* PEKİ ŞİMDİ NEREYE? / Nadine Labaki

Devamını Oku »

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Venedik’te Michael Fassbender ağırlığı

Çarşamba, Eylül 7th, 2011 | Kültür Sanat with Yorum Yok »

Venedik'te Michael Fassbender ağırlığı

68. Venedik Film Festivali’nde en iyi erkek oyuncu ödülü için ibre Michael Fassbender’i gösteriyor. 34 yaşındaki Almanya doğumlu İrlandalı oyuncu, bu sene festivalde hem Carl Jung’u canlandırdığı Cronenberg filmi ‘A Dangerous Method’la hem de Steve McQueen’in yeni filmi ‘Shame’le bulunuyor.
İki filmdeki performansıyla da övgü toplayan oyuncunun bir seks bağımlısını canlandırdığı ‘Shame’deki rolü, şu aralar festival çevrelerinin en çok üstünde durduğu konulardan. Variety, Fassbender’in performansını “sıradışı” diye nitelendirirken, İtalyan gazete La Stampa ise en iyi aktör ödülünün şimdiden oyuncunun cebinde olduğunu yazdı. Hollywood Reporter da Fassbender için “Onda her şeyden var; otorite, fiziksel özellikler, perde hakimiyeti, mükemmel bir ses kullanımı, rolden role girebilme konusunda belirgin bir kabiliyet ve birçok duyguyu yansıtma becerisi” yorumunu yaptı. Fassbender ise birçok sahnesinde çıplak göründüğü ‘Shame’ için “Filmlere getirilen yaş sınırlamasına hep çok şaşırıyorum. Bir rendeyle adamın tekinin kafasını kesebilir ya da birisini 50 kurşunla delik deşik edebilirsiniz. Ama perdede bir penis ya da seks sahnesi gösterdiyseniz Allah yardımcınız olsun…” dedi. 

Altın Aslan yarışı
Venedik’te dün gösterilen Altın Aslan adaylarından Japon filmi ‘Himuzu’ ise Japonya’da yaşanan deprem ve tsunami felaketini hikayenin arka planına yerleştirmesiyle dikkat çekti. Andrea Arnold’un Emily Bronte’den uyarladığı ‘Wuthering Heights’ ve Ann Hui filmi ‘Tao Jie’ dün gösterilen diğer Altın Aslan adaylarıydı. Yarışma dışının en dikkat çekici filmlerinden biri ise ‘Amerikan Sapığı’ndan tanıdık Mary Harron’ın yönettiği ‘Moth Diaries’ti. Festivalde bugün ise yarışmalı bölümden Eran Kolirin’in İsrail yapımı filmi ‘Hanithalfut’, yeni Abel Ferrera filmi ‘4:44 Last Day on Earth’ ve ‘sürpriz bir film’ gösteriliyor.

Devamını Oku »

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

‘World Press photo 2011′ sergisi açıldı

Çarşamba, Eylül 7th, 2011 | Kültür Sanat with Yorum Yok »

'World Press photo 2011' sergisi açıldı

İSTANBUL – Hollanda’nın İstanbul Başkonsolosluğu’nun girişimleriyle Forum İstanbul’da gerçekleşen açılışta konuşan Başkonsolos Onno Kervers, serginin uluslararası nitelikte olduğunu vurgulayarak, “Bu yarışmaya yüz binden fazla fotoğraf gönderildi. Bize dünyanın farklı kültürleri ile alakalı bilgiler vereceğinden eminim” dedi.

Böyle bir yarışma düzenleme fikrinin 1955 yılında Hollanda’nın Amsterdam kentinde düzenlenen bir yarışmada ortaya çıktığını dile getiren Kervers, “Böyle büyük bir sergiyi organize etmek bizim için büyük onurdur. Yarışma ile çok önemli bir amaç hayata geçiyor. Dünyayı daha iyi anlıyoruz ve bu insanlara ilham kaynağı oluyor” diye konuştu.

Kervers, serginin İstanbul’un ardından Ankara ve Diyarbakır’da da açılacağını belirterek, “Basın fotoğrafçılığının pek çok özel ve güzel yönünü sergiye gelen ziyaretçiler görebilecek. Burada sergilenen eserler, foto muhabirlerinin çalışmalarıyla basın özgürlüğüne de işaret edecektir” ifadesini kullandı.

Devamını Oku »

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Tolga Karel Kadın Oldu!

Pazar, Eylül 4th, 2011 | Kültür Sanat with Yorum Yok »

Tolga Karel Kadın Oldu!

Milliyet gazetesinin haberine göre, Yaprak Dökümü’nde kötü adam Oğuz olarak adını duyuran Karel, yeni sezonda TRT’de yayınlanacak olan ‘Burası Osmanlı 1711/Sır Kanunu’ dizisinde izleyicileri çok şaşırtacak… Yönetmenliğini Ezel Akay’ın yaptığı dizide Gevger Hatun adlı bir kadını canlandıracak olan yakışıklı oyuncu, rengarenk entariler, çarşaflar giyip ful makyaj kamera karşısına geçecek..

KARİYERİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ ROL

Gevher Hatun karakterinin kariyerinde önemli bir yeri olacağını belirten Tolga Karel, “Amerika’da birçok ünlü oyuncu kadın karakterlerini canlandırdı. Dilerim ben de rolün altından kalkar, ortaya iyi bir iş çıkarabilirim. Hikâye Osmanlı döneminde geçtiği için genelde çarşaf içinde olacağım” dedi. İzmit’te Avrupa’nın en büyük platosunun kurulduğu dizide Karel ayrıca bir de kadıyı canlandıracak.(Milliyet)

Devamını Oku »

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Madonna’nın Filmi Yerden Yere Vuruldu

Pazar, Eylül 4th, 2011 | Kültür Sanat with Yorum Yok »

Madonna'nın Filmi Yerden Yere Vuruldu

Madonna, yönetmenlikte yine mi tutturamadı? 53 yaşındaki pop ikonunun Venedik Film Festivali’nde yarışma dışı gösterilen ve ikinci kez kamera arkasına geçtiği filmi ‘W.E’ eleştirmenlerden pek yüz bulamadı. Ortalama ve zayıf yorumları arasında gidip gelen eleştirilerden en ağırı Guardian’dan Xan Brooks’a ait. ‘W.E.’yi yerden yere vuran Brooks, “Bu ne kadar olağanüstü saçmalıkta, kibirli, berbat edilmiş bir film! Madonna’nın yönetmenliği o kadar dağınık, düzensiz ve karmakarışık ki, buna ‘yönetmenlik’ demek çok zor” dedi.
Filme getirilen diğer olumsuz eleştiriler ise daha makul bir düzeyde. Hollywood Reporter’dan Todd McCarthy filmi “göze ve kulağa hitap etse de bir ruhu olmamasından mustarip” diye nitelendirirken The Telegraph daha iyimser davrandı. Gazete, ‘W.E.’yi ‘beklenenin üstünde, cesur, kendine güvenli ve eğlenceli sahneleri de olan’ bir film olduğunu belirtiyor, ancak filmin garip bir ‘karışım’ olduğunun inkâr edilemeyeceğini de ekleyerek eleştiriyor. ‘W.E.’ Britanya kralı Edward’la ABD’li dul Wallis Simpson’ın 1930’lardaki skandal aşk hikâyesini 90’lar New York’unda yaşayan bir kadının öyküsüyle paralel olarak işliyor.
Festivalin merakla beklenen yapımlarından yeni David Cronenberg filmi ‘A Dangerous Method’un gösterimi ise dün gerçekleştirildi. Freud ve Jung’un hikâyesinin anlatıldığı filmin oyuncularından Keira Knightley, gösterim öncesindeki fotoğraf çekimine rol arkadaşı Viggo Mortensen’in hediye ettiği bir oyuncakla katıldı.

Devamını Oku »

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN

Leica Şöhretler Galerisi Ödülü Steve McCurry’nin

Pazar, Eylül 4th, 2011 | Kültür Sanat with Yorum Yok »

Leica Şöhretler Galerisi Ödülü Steve McCurry’nin

Leica’dan yapılan açıklamada, sıradışı fotoğrafçıların dâhil edileceği yeni bir “Leica Şöhretler Galerisi Ödülü” oluşturulduğu bildirildi. Leica’nın daha önce aralarında Ara Güler ve Henri Cartier-Bresson gibi fotoğrafçılara verdiği “Master of Leica” ödülü biliniyordu. Firma ayrıca her yıl genç fotoğrafçılara da açık olan, kurucusu ve bugün yaygın kullanılan 35 mm fotoğraf makinalarının mucidi Oscar Barnack adına yapılan yarışmayla da tanınıyor. Sözkonusu ödüllerin izinden giderek oluşturulduğu açıklanan “Şöhretler Galerisi Ödülleri” Leica markasına ya da fotoğraf alanına büyük hizmetleri bulunduğuna inanılan fotoğrafçılara verilecek. Ödüller periyodik olmayacak, bir yarışma düzenlenmeyecek ve bir jüri kararına başvurulmadan Leica yönetimi tarafından belirlenecek. 

“DÜNYADAKİ İLİŞKİLERE YÖNELİK ALGIMIZI BELİRLEDİ”
Leica Camera AG yöneticileri, 1 Eylül gecesi İsviçre’de düzenlenen “St.Moritz Sanat Ustaları” etkinliğinde Amerikalı fotoğrafçı Steve McCurry’ye “Şöhretler Galerisi Ödülü”nün ilkini verdiler. McCurry ödül olarak aynı zamanda üzerine adı kazılı bulunan bir Leica M9-P fotoğraf makinası aldı. Leica Camera AG Denetim Kurulu Başkanı Dr. Andreas Kaufmann, ödül töreninde yaptığı konuşmada, McCurry’nin savaş ve beraberinde gelen gayrı insani koşullar ve acılara odaklanarak yeni yorumlar getirdiği röportaj fotoğrafçılığı alanında yorulmak bilmeden çalıştığını bildirdi. Kaufmann, “Steve McCurry savaşın ve zulmün korkunç sonuçlarını ve belki herkesten fazla kayda geçirdi ve böylece dünyada onyıllar boyunca süregelen ilişkilere yönelik algımız üzerinde belirleyici etki yaptı” dedi. 

KODAK’IN SON FİLMİNİ KULLANAN STEVE MC CURRY İLK İSİM
30 yıldan fazla bir süredir dünyanın en sıcak bölgelerinde belgesel fotoğrafçı olarak görev yapan Steve McCurry, Kodak’ın efsane filmi “Kodachrome 64”ün üretim bandından çıkan son filmi dünyanın çeşitli yörelerine giderek kullanmış ve böylece kendi başarısında da büyük katkısı olan bu ürüne adeta saygı duruşu gerçekleştirmişti. McCurry’nin bu çalışması National Geographic tarafından belgesel haline de getirildi. Başta National Geographic Magazine olmak üzere birçok dergide iz bırakan fotoğrafları yayınlanan ve Magnum fotoğraf ajansına bağlı olarak çalışan Steve McCurry 1984 yılında çektiği ünlü “Afgan Kızı” fotoğrafıyla da tanınıyor. (ANKA)

Devamını Oku »

BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN