Mersin’de polise ve bankalara molotof atanlara mahkemeden “tahliye” çıktı.. Hakkari’deki görüntüler ise mahkeme kararından daha etkileyici: Polis ve göstericiler sokaklarda çatışıyorlar.Ya tribündeki taraftarlar !
ŞİDDET YASASI TAHRİK EDİYOR..
Mersin’de polise ve bankalara molotof atanlara mahkemeden “tahliye” çıktı.. Hakkari’deki görüntüler ise mahkeme kararından daha etkileyici: Polis ve göstericiler sokaklarda çatışıyorlar.. Çatışma alanında bir de ilkokul var.. O sırada zil çalıyor ve çocuklar evlerine gitmek üzere, yola çıkıyorlar.. Polis megafonu eline alarak, göstericilere; “5 dakika ara verin, öğrenciler çıkıyor”.. diyor.. Yani devlet basket maçındaki koç gibi, göstericiden, terör yanlısından “mola” istiyor.. Sonra “oyuna” devam edecek.. Okul müdürü de sokaktaki kargaşayı gördüğü halde, okulun kapılarını kapatıp, öğrencileri bekletmiyor.. Hadi okul müdürü görmedi, duymadı.. 155 denilen polis merkezi de okul müdürünü arayıp, “öğrencileri sokağa bırakma, çatışma var” demiyor.. İçişleri Bakanı’da bu manzarayı garip bulmuyor.. Yani molotof ve taşların havada uçuştuğu bir sokakta, tüm ülke yetkilileri açısından, hayat “normal” devam ediyor.. Gelelim batıya; Polis artık cop bile kullanmıyor.. İşin kolayı bulunmuş.. Oturduğu yerden sıkıyor biber gazını geçiyor.. Kimyasal maddeymiş, vücuda zarar verirmiş, astımlısı varmış, kanserlisi varmış, devletin umurunda değil..
Tribünlerdeki taraftar, birbirine dokunmaksızın, karşılıklı olarak küfür etse dahi, binlerce lira ceza.. Molotof atmak yerine, meşale yakmayı tercih etse, doğru kodese.. Üstelik “fişlenmesi” de caba.. Nefes almak yok, nefes aldırmak yok.. Maça gidiyorum diye yola çıkan vatandaşın, dönüşte karakolluk olması büyük olasılık.. Yani bu yasayla, taraftarı büyük mercek altına alan, çok gereksiz uygulamalar olacak.. Tahrik edici pankarttan tutun da, küfürlü slogana kadar herşey yasaklandı.. Acaba yayıncı kuruluş, evde mısır ve kola eşliğinde, vatandaşlarımızın daha keyifli maç seyredebileceği konusunda, hükümetimizi ikna etmiş olabilir mi? İnsanların aklına bu geliyor.. Karakolluk olma riskini sıfırlamak için insanlar evlerini tercih edecekler.. Çünkü “vur” deyince “öldür” anlayan bu hükümet, gerçekten şiddete karşı olsaydı, tahrik edici pankartla uğraşacağına, güneydoğuda ihtiyarlara satılan kızlarımızı koruma altına alır, kuma üzerine kuma getirilen kadına sahip çıkar, molotofçulara göz açtırmaz, “anlaşmalı sokak oyunlarına” dönüşen tedhiş hareketleri yaratanların burnundan getirirdi.. Yoksa; Şiddet dediğiniz şey, batıda farklı, doğuda farklı mı can yakıyor?.
ABİDİN TEKİN /KARŞIYAKA
BEĞENDİYSEN ARKADAŞLARINLA PAYLAŞABİLİRSİN
Yorum Yaz